?Bu insanlar aslında, bizim hayal bile edemeyeceğimiz yerlerin yolcuları, onları tanımadan farkına varmamızın mümkün olamayacağı toprakların seyyahlarıdır.?

Dr. Oliver Sacks?dan, bireyi etkisi altına alan nörolojik rahatsızlıkların kişiye ve çevreye yansımasını klinik öykülerle anlatan sıradışı bir kitap. Kullanırken değerinin farkına bile varmadığımız duyularımızın herhangi birinde ortaya çıkan rahatsızlık, geleceğimizi yeniden şekillendirecektir. Kitaplarının birçoğunda hastalarını ve onların yaşam deneyimlerini anlatan nöroloji profesörü Oliver Sacks bu kitabında da ?Tourette Sendromu?ndan ?Korsakov Sendromu?na birçok zihinsel hastalığa değiniyor.

?Hastalarımızda neyin yetersiz olduğu konusuna çok fazla dikkat ediyor, korunmuş ve sağlıklı olana çok az ilgi gösteriyoruz.?

Doktorların ?sarsak ve hareketsel moron? teşhisi koyduğu 19 yaşındaki Rebeca kalın camlı gözlükleri ile her zaman alay konusu olan biri olduğunu hissediyordu. Bu yüzden de utangaç ve içine kapanıktı. Çok çaba harcamasına rağmen okuma-yazma öğrenememişti. Dans etmeyi çok seviyordu. Müziğin ritmine kapıldığında bütün sarsaklığı ve utangaçlığı kayboluyor, bambaşka biri oluyordu.

Müziğin, tiyatronun ve doğanın insan üzerinde iyileştirici gücü olduğu bilinir. Doktorların umudunu kestiği Rebeca da tiyatro grubuna dâhil olarak hareketlerini dengeledi. Onu sahnede izleyenler zihinsel engelli olduğunu asla tahmin edemezlerdi.

?Bir yeteneği, belki de diğerlerini telafi etmek üzere hızla gelişmişti.?

?Eğitilemez ve tedavi edilemez? bir çocuk olduğuna karar verilen epileptik, otistik, belki de afazik, özürlü bir çocuk olan José 9 yaşına geldiğinde okuldan ve toplumdan dışlanmıştı. Annesi sokak ortasında nöbet geçireceğinden korktuğu için 15 yıl dışarıya çıkarmadı onu. Oysa José?nin çocukluğundan itibaren resme karşı tutkusu vardı. Resim, José?nin yaşamla kurduğu tek köprüydü.

Bebekliğinde çok ciddi bir menenjit geçiren Martin A., bu hastalıktan dolayı zihinsel engelli duruma gelmişti. Çok az okula gitmişti ama müzik eğitimi almıştı. Ezberinde 2.000?den fazla opera vardı. New York?un tamamını sokak sokak biliyordu. Zihinsel özürlü olduğu için hep alay edilmiş ve sürekli işinden kovulmuştu. Ne çocukluğunu yaşayabilmişti ne de yetişkinliğini. Bach?a karşı büyük bir hayranlık duyuyordu. Kilise korosunda şarkı söyleyerek hayata tutundu. Üstelik müzik zekâsı sayesinde koroya danışmanlık yapıyor ve bilgisine saygı duyuluyordu.

Dr. Oliver Sacks?ın klinik hikâyeleri böyle sürüp gidiyor. Toplum tarafından zihinsel engelli olduğu için dışlanan ve içine kapanan bireyin yaşam mücadelesine tanıklık edeceksiniz. Yaşamöykülerinin kahramanları müzik, dans, tiyatro ve resim ile ilgilenerek hem kendilerini keşfetmeye hem de toplumla bağ kurmaya çabalarlar.

Yazar bu hastaların, hastalıklarından çok onların ruhsal dünyalarını, kimlik arayışlarını anlatır. Kimliği korumak için verilen iç savaşta öznenin galip gelmesi için çevredeki kişilerin ve toplumun desteği çok önemlidir. Dr. Sacks?ın öykülerindeki hastalar okuldan uzaklaştırılmış ve zihinsel engelleri yüzünden toplumda alay konusu olmuşlardır. Yaşamın kıyısına sıkışmış ve kaderlerine terk edilmişlerdir.

Zihinsel rahatsızlıklarda bir duygu yitirilmiş olabilir. Bilin ki onun yerine başka bir beceri gelişmiştir. Önemli olan bu yeteneğin fark edilerek geliştirilmesi ve ailenin, toplumun da desteği ile bireye özgüven duygusunun kazandırılmasıdır.

?Hepimiz geçmişimizin sürgünleriyiz.?

Karısını Şapka Sanan Adam

Oliver Sacks

Çeviren: Çiğdem Çalkılıç

Yapı Kredi Yayınları