Yıllar önce “Rus Öyküleri” kitabında
okuduğum okuduğum roman tadında bir öykü – XVIII. yüzyılın başarılı Rus
yazarlarından Nikolay Mikhailovich Karamzin’in Zavallı Liza öyküsü. Öyküyü okuyunca
bir genç kızın güven duygusunun nasıl darmadağın edildiğine, aşka, hayata karşı
inancının nasıl yok olduğuna şahit oluyoruz. 

Hikaye Moskova’da geçiyor. Liza çalışkan,
yürekli, cesur, bir o kadar neşeli ve hayata sımsıkı tutunmaya çalışan
cıvıl-cıvıl bir kızdır. Maddi durumları iyi olan ailede babasının zamansız
ölümü her şeyi değiştirir. Kocasının ölümden etkilenen kadın artık çalışamaz
hale gelir ve hastalanır. Annesine çok düşkün olan genç kız evin tüm
masraflarını küçük omuzlara alır ve gece demeden, gündüz demeden çalışır.
Annesi her ne kadar kızının zorluklarla karşılaşmamasını istese de, kendisi
çalışamayınca mecbur kalıp, kızının çalışmasına ses çıkarmaz. Bir gün yine Liza
çiçek satarak geçimlerini sağlamak için şehre iner ve hiçbir zaman aklına
gelmeyecek bir şeyle karşılaşır. Aşkla. O, Erast isimli bir gençle karşılaşır
ve ondan çok etkilenir. Bu küçük hoşlanma zamanla Liza’da tutuklu bir aşka
döner.

Erast Liza’nın çalışmaması için annesiyle
konuşup para karşılığı Liza’nın çiçeklerini almayı teklif eder. Erast’ın bu
cazip teklifi sayesinde genç adam Lizayla daha da yakınlaşmaya başlar. Zaman
ilerledikçe Liza Erast’a daha çok güvenmeye, daha çok sevmeye başlar, öyle ki
Liza artık onun için her şeyi yapmaya hazırdır. Hatta masumiyetini kaybetmeye
bile. İşte bu olayla Erast’ın gözünde Liza’nın yüceliği, saflığı, masumluğu kaybolur,
artık onun için Liza ulaşamayacağı bir melek değildi, ona göre Liza da artık
diğer tek gecelik kadınlardan farksızdı. Ondan uzaklaşmak için savaşı bahane
ederek gider, ancak geri döneceğine söz verir. Liza o kadar kör bir aşka
yakalanmıştı ki, Erastın gerçek yüzünü göremiyor, kalbinde kocaman bir umut
büyütüyordu. Bir süre sonra bu ikili yine karşılaşır. Liza ona aşık dolu
gözlerle bakarken Erast artık bir dul kadınla nişanlandığını, evlenmek üzere
olduğunu söyler ve kızın eline para sıkıştırır. Yalnız o zaman Liza Erastın onu
sevmediği anlamıştır. Büyük bir hayal kırıklığı, hayata karşı nefret dolu
bakışlar, küskünlük kavramları şimdi Lizanın kalbini, beynini, hatta tüm
vücudunu ele geçirmişti. Ve bu kavramlar onu bir kez daha yanlışa sürükler ve vücudunu
mahvederek kalbinin acısını ebediyen susturur. 

Karamzin’in yazmış olduğu bu eser aslında
XVIII. yüzyıl için bir ilkti. Çünkü eserde eski yaşama uygun olmayan pek çok
konu var. Ancak Karamzin eseriyle genc kızın hatalı seçimlerini anlatmaya
çalışmış, çağdaş yaşamımızda da rastladığımız güven duygusunun ve gerçek aşkın
o kadar basit bir duygu olmadığını göstermiştir. 

Rus
Öyküleri

Nikolay Mikhailovich
Karamzin

Çeviren: Uğur Büke

Notos
Kitap Yayınları