Kitabı bana saygı duyduğum bir dostum armağan etti. Kitap armağan ederek ve edilerek büyüyen bir neslin çocuğu olduğumdan çok mutlu oldum.

Gelelim esas kahramanımıza… Kahramanımızın babası bir iş kazasında kolunu kaybeder. O günden sonra beklenmedik ve birbirini takip eden talihsizlikler birbirini kovalayarak romanın konusunu oluşturur. Yaşananlar birer talihsizlik midir yoksa yaşayanların baş edemedikleri hayat mıdır? Özellikle bir annenin aileyi ayakta tutan temel direk olduğunu bir kez daha anlıyoruz. Çocukluk yıllarında yaşadığımız olumlu ve olumsuz duygular tüm yaşantımızı etkileyip hayatımıza yön veriyor.

Eksik kalan ebeveyn sevgisini başka bir sevgiyle doldurmak mümkün müdür? En çılgın aşkları yaşasak da hep eksik kalan bir şeyler olacak mı? Bizi koruyan, kollayan ailemiz olmadan yaşarsak ne kadar sevgiye inanırız?

Tüm bu sorulara cevap bulmanız için  “Yeşil Peri Gecesi”ni okumanızı öneriyorum.  “Gökyüzü gibi bir şey çocukluk, hiçbir yere gitmiyor” diyen Edip Cansever konuyu tek cümle ile özetlemiş kanımca.

 Yeşil Peri Gecesi

Ayfer Tunç

Can Yayınları