?Geçmişimiz çöplüktür. Hatırlamak o çöplüğü karıştırmaktır.?

Moskova?dan ekose bavuluyla gelen Leyla, amcası ve yengesi tarafından bir otele yerleştirilir; yalnız ve sevgisiz. Belki de aynı saatlerde müzik kariyerinden vazgeçen Yıldız, annesinin isteği üzerine kaybolan bir orkestra şefinin geçmişine gizlenir.

Bu iki farklı karakterin aileleri tarafından aşağılanmaları ve hor görülmelerine rağmen sevilmek istemeleri benzer özellikleridir. Tek farkları; Yıldız?ın geçmişini unutmak istemesi, Leyla?nın ise geçmişte yaşaması.

?Geçmişin olmadığını sanırdım. Çünkü hayat beni hep ileriye götürürdü bir rüzgâr gibi. Bugün bir geleceğimin değil geçmişimin olduğunu anladım.?

Satranç tahtasının gördüğü en güzel ve en başarılı oyuncu olan Leyla, daha romanın başında kendisini ?çöplük kraliçesi? olarak bulur. Biz zamanlar veziri tutan elleri kire bulaşmıştır. Beyaz taşlar geçmişidir, siyahlarsa kaderi. Çöplükte yaşarken bile kendisini kurtaracak hamleleri düşünür.

Hasta ve sinirli annesiyle yaşayan Yıldız, çok kişilikli bir yapıya sahiptir. Adı gibi ışıl ışıl bir dünya hayal eder. Annesinin tek ayak cezaları ile geçmiş kırk dört yılını,  yazacağı biyografi ile mutlu sonlandırmak ister.

?Zaman yaşayan insanlar içindi. Yaşamak için hayatta olmak, hayatta kalmak yetmezdi.?

Roman boyunca Leyla?ya Botwinnik?in öğütleri eşlik eder, Yıldız?a kaybolan şef Eşrek Şefik. Leyla Botwinnik Satranç Okulu?ndan arkadaşı Kasparov ile yeniden satranç oynamayı hayal eder, Yıldız yazdığı biyografi kitabı ile hayata yenilmişliğini gizlemeyi.

Leyla alkolik anneden kaçarken alkolik bir kocada sevgiyi arar. Yıldız?ın Japon böcek bilimciyle olan aşkını gizemli hayalet anne gölgeler.

?Hepimizin içinde, toplumda kurulmamış bir zemberek olabilir mi? Marifetli bir el, kötü ve kanlı bir el bu zembereği kurmayı başarır ve kötülük saatleri işlemeye başlar.?

Leyla ve Yıldız? Romanın başında biri sokakta, diğeri evdedir. Yazarın altını çizdiği, sokaktaki yaşamın aslında evdeki yaşamdan farklı olmadığıdır. Mutsuzsan yaşadığın yerin hiçbir önemi yoktur. Başarılı olmak, zeki olmak, aile olmak üçgeni mutluluğu her zaman beraberinde getirmez. Merkezinde sevgi olan bir yaşamda, yaşadığın mekânın önemi yoktur.

Yazar, karakterlerle yapılan söyleşileri eklediği son bölüm ile hem eleştiri oklarını kendine yöneltiyor hem de romanın gizli kalmış bölümlerini karakterlerin ağzından dile getiriyor. Gerek kurgusu gerekse özgün dili ile sizi etkileyecek, güçlü bir roman.

?Geçmiş çöplük de olsa en büyük hazinemizdir.?

Çöplük

Şebnem İşigüzel

İletişim Yayınları