İlk kez bu kadar teknik bir kitap hakkında yazı yazıyorum, o nedenle kitaptaki teknik yöntemlerden bahsetmekten ziyade, daha genel olarak birçok kişiyi ilgilendirebileceğini düşündüğüm kısmına yönelik yazacağım.

İlk duyuşta tanıdık geldi mi bilemem ama bu kavram hep sizinle… Hani bazen içgüdüsel olarak yaptığınız ya da bir şekilde sonuçlarına maruz kaldığınız durumlar vardır ya, teorik adını duyduğunuzda hiç bir aşinalık hissetmezsiniz; işte onlardan biri de “Veri Madenciliği” olsa gerek.

Oysa o kadar hayatın içinde bir konu ki bu kaynağı okuyunca bir kez daha anlayacaksınız. Güncelliği hep baki olacak bir konu belki de veri toplama. Her hareketimiz artık bir bilgi kaynağı desek herhalde abartmış olmayız. Banka kartları, işe giriş çıkış kartları, yemek kartlarımız, sosyal medya hesaplarımız başta olmak üzere hemen hemen yaptığımız her türlü işlem sanki dev bir veri havuzunu dolduran musluklar gibi. Peki, havuz dolup taşmaya başlayınca ne oluyor? İşte o zaman veri madencileri işin içine girip verilerden anlamlı bilgiler üretmeye başlıyorlar ve kurumlar için bu tespitler aksiyon planlarına dönüşüyor. Peki, süreç nasıl sonuçlarla size dönüyor?

Hani aynı sıklıkta kullandığınız süpermarket kartınızı bir süre kullanmadığınız zaman aniden sizin için beliren özel bir promosyon, belki yine cep telefonu operatörünüzün değişen kullanım alışkanlıklarına yönelik size sunduğu özel paket, belki markette bazı ürünlerin yan yana raflarda sergilenme nedeni olarak sayısız geri dönüşü olabilecek bir süreç. En genel ifade ile dev  havuzdaki verileri farklı farklı birçok metot ve iş bilgisiyle harmanlamak, sırf son kullanıcıya yönelik hizmetlerle kalmayıp, kurumun kendi içindeki süreçlerini iyileştirme amaçlı olarak kullanılmasına kadar geniş bir yelpazede kullanılabilir bilgiler sunuyor.

Veri madenciliği profesyonel bir iş kolu, ama olur da amatörce kendi çıktılarınızı değerlendirmek isterseniz işte size başlangıç seviyesinde birkaç düşündürücü soru. (Dahası için teknikleri ve işin teknolojik boyutunun detayına inmeniz gerekecek.)

Zamanınızı en çok nerede geçiriyorsunuz? Neleri ne kadar zamanda yapıyorsunuz? Hayatınızda en çok vakit ayırdığınız kişiler kimler? En çok satın aldığınız şey ne? Gelirinizin ne kadarını ne kadar sürede harcayıp ne kadarını biriktirebiliyorsunuz? Ne sıklıkla doktora gidiyorsunuz? Kim bilir, bu ve benzeri soruların cevapları arasındaki kurabileceğiniz ilginç bağlar, sizde de farklı davranış, aksiyon ve gelişimlere başlangıç olabilir…

(Ve nasıl olduysa yine konuyu dönüp dolaştırıp kişisel gelişime getirmeyi bir şekilde başardım:)

Veri Madenciliği

Dr. Yılmaz Argüden, Burak Erşahin

ARGE Danışmanlık