Uçsuz bucaksız bir evrenin içinde, sonsuz küçüklükte bir kaya parçasının üzerinde, kısa bir süre için var olup kaybolan bilinçleriz. Kökenini bilmediğimiz bir güç bizi nedenini de bilemeyeceğimiz kör bir yolculuğa çıkarıyor. Peki, küçük yolculuğumuzun bitiminden sonrası ne? Bilinmez?

Dar sınırlarda çalışan algı mekanizmalarımız kendi evren sistemimizi anlamamıza bile yetmezken, öteleri değerlendirmek mutlak anlamda imkânsız.

Var olmak, ölümle malul bir hayat olarak tezahür ettiği için, yaşama anlam yükleme sorunu çözümü güç paradoksal bir düğüme dönüşüyor. ?Neden?? sorusuna yanıt verdiğini iddia eden düşünce sistemlerinin tümü soyut zeminde eriyip kayboluyorlar. Teolojik öğretiler, felsefe akımları, yaşamın anlamını açıkladığını ifade eden ontolojik kavramların tamamı, teğet geçtikleri soruya biraz yaklaşınca çözülüp dağılıyorlar.

Irvin Yalom, Varoluşçu Psikoterapi?de, ölüm ve yaşamı anlamlandırma kaygılarının bireyin ruhunda yarattığı patolojileri, karmaşık savunma mekanizmalarıyla biçim değiştirerek dışa vurulan fenomenlerin mekanizmalarını ve bunların analiz sürecini, konunun doğası gereği okuru azımsanmayacak düzeyde zorlayarak anlatmaya çalışıyor.

Tüm yaşamı basit bir kaya taşıma eylemine dönüştüren Nihilist-Varoluşçu yaklaşımın tersine, ölümün aslında hayata gerçek anlamını veren nedenselliği içinde barındırdığı iddiası ve bunun kanıtlarının sunulmaya çalışılması kitabın çarpıcı giriş bölümünü oluşturuyor. Satırlar boyunca Ortodoks çizgiden farklı açılımlar yapan ve Freudyen görüşten bilinçli olarak uzak durmaya çalışan yazar, Libidinal enerji tarafından tetiklenen, ruhun topografik katmanları arasındaki çatışmaları tanımlayan kuramların yerine Var olma-Yok olma(Var olmama) dualitesi üzerine oturan amansız bir iç savaşın ortaya çıkardığı farklı bir süreci ikame etmeye çalışıyor.

Bireyin, ?Neden varım?? sorusuna yanıt veremeyen ve aslında böyle bir iddiada da bulunmayan kitap, bu sorunun getirdiği kaygıların bireyde -özelde kendi benliğimizde- yarattığı patolojileri analiz edip farkındalığı(mızı) arttırmayı ve -eğer istiyorsak- bu kaygıyla baş etme yollarını açık ve anlaşılır biçimde okura sunuyor.

Yalom?un kitabı, yaşamın altını üstüne getirmiş, tüm sırlara vakıf olup insanlığın ve evrenin varoluş nedenini çözmüş ulu yazarların kitaplarının yanında zorlu ve sönük kalsa da, olabildiğince somut fikirler içerdiği ve kesinlik iddiasından uzak mütevazı bir yaklaşım sergilediği için ilgiyi hak ediyor.

Varoluşçu Psikoterapi

Irvin D. Yalom

Çeviren: Zeliha İyidoğan Babayiğit

Kabalcı Yayınevi