Varoluş Yok Oluş, son zamanlarda okuduğum şahane kitaplardan biri oldu. Sade ve akıcı bir dille yazılan romanı elimden bırakamadım ve iki gün içinde neredeyse yerimden kımıldamadan okudum, bitirdim.

Bir ruh, üç beden?

Varoluş; bedenen, ruhen, fikren?

Ya yok oluş?

Ne zaman ve nasıl yok olur insan?

Osmanlı?nın son zamanlarında yaşayan Yıldız, ikinci eş olarak evlendiği Sinan?la düşlediği mutluluğa kavuşamayınca amansız hastalığa yakalanır ve yenildiğini sandığı sırada gözünü başka bir bedende açar! Yeni bedeni Emine?dir.  Emine?de varlıklı bir ailenin kızıdır. Emine?nin bedenine alışmaya çalıştığı sırada Yıldız?ın (eski bedeninin) ölmediğini öğrenir ve Yıldız bir gün Emine?yi ziyarete gelir. Karşılaştıklarında ikisi de neler olduğunu anlamıştır. Çünkü Emine?nin ruhu da Yıldız?ın bedenindedir. Ruhları yer değiştirmiştir. Olaylar silsilesi başlar.  Şimdi ne olacak diye okurken sayfaların elimde neredeyse uçuştuğunu fark ettim.

Emine ve Yıldız çok iyi dost olurlar. Her ikisi de bazı güçlere sahiptir. Bu güçleri sadece iyi kalpli olduklarında kullanabileceklerdir, kötülüğe başvurduklarında onlardan güçleri alınacaktır. Peki, üçüncü beden kimdir ve Emine sahip olduğu gücü nasıl kullanacaktır? Tüm bu merak ettiklerimize her sayfada daha da yaklaşıyoruz. Enfes?

Romanın tadı damağımda kaldı desem yeridir. Biraz daha uzun sürmesini, hatta hiç bitmemesini istedim!

Varoluş Yok Oluş

Meltem Sözer

İkinci Adam Yayınları