Sabah gözlerinizi açtığınızda tamamen yabancı bir odada, hiç tanımadığınız bir erkekle aynı yatakta yattığınızı görseniz. Korku içinde çıktığınız odadan banyoya koştuğunuzda aynadaki yansımanızda kendinizi sandığınızdan 20 yıl yaşlı görüp tanıyamasanız. Bedeniniz size yabancı gelse. Yüzünü asla anımsamadığınız bir adam size 50 yaşında olduğunuzu, birbirinize âşık ve yıllardır evli olduğunuzu söylemesine rağmen bunların hiçbirini bilmediğinizi düşünseniz. Banyo aynasına ispat niteliğinde yapıştırılmış yıllar öncesine ait fotoğraflar olmasına rağmen siz o fotoğrafların hiçbirini çektirmiş olduğunuzu anımsayamasanız. Çığlıklar boğazınıza kadar gelip beyninizi allak bullak eden durum karşısında bomboş bir zihin ile çaresizliğin ızdırabını yaşasanız. Ne yapardınız?

Christine bunu her gün yaşıyor. 20 yıldır kim olduğu ve nerede olduğuna dair hiçbir şey bilmediği bir güne başlıyor. Sonra eşi tarafından günü kurtaracak detaylarla yaşamını her gün, bir günlük bilgilerle devam ettiriyor. Ve her gün, öğrendiklerini gece uykuya dalınca unutuyor. Uyuduğunda tüm bildiklerini saklayacak olan belleğine rağmen kendine, hayatına dair sorular soruyor. Bildiği her şeyi sadece uyuyana kadar hafızasında tutacağını bile bile…

Hafızası anılarını derinlere saklamış bir Amnezi hastası olan Christine’in zihninde zaman zaman şimşek gibi çakan görüntüler belirdikçe, geçmişe dair anlar aklına düştükçe, bazı isimler kendiliğinden diline geldikçe, bunlara dair eşine sorduğu sorular, aklında canlanan görüntülerle örtüşmedikçe bir yerlerde bir yalan olduğunu hissedip ertesi gün bu şüphesini bile unutuyor. Ta ki ona yardım etmek isteyen bir doktor ile karşılaşıp her gün öğrendiklerini, kocasının kendine anlattıklarını, kendi hatırladıklarını yazdığı bir günlük tutuncaya kadar.

Her gün, anlatılan yalanları, öğrendiği gerçekleri, hatırladığı doğruları uyumadan önce günlüğüne yazarak ertesi gün kocasına güvenmemesi gerektiği gerçeğiyle yeni gerçekler bulmaya çalışan, hem zihniyle hem kendiyle mücadele eden Christine, bu hale nasıl geldiğini, kim olduğunu, kendi gerçeklerini günlük hafızasıyla bulabilecek mi?

Bu soruların cevapları soluk soluğa okuduğum, Christine?in gerçeğini öğrenmeden elimden bırakamadığım, S. J. Watson’un ilk romanı Uyuyana Kadar‘da…

Uyuyana Kadar

S. J. Watson

Çeviren: Şen Süer

Doğan Kitap