Yazıma bir itirafla başlamak istiyorum. Kitabı, yayınevinin sosyal medya reklamlarında gördüğümde kapak tasarımına bayıldım bununla birlikte adından dolayı piyasa kitaplardan biri olduğunu düşündüm. Fiyatını görüp pahalı buldum ve içten içe bir merakla da şanslı cuma yarışmasına katılıp beleşe getirme yollarını da aradım. Genç ve güzel bir kadının yazmış olmasından dolayı duyduğum kıskançlığı da ekleyip bir süre uzak durdum. Ta ki unutmaya ihtiyaç duyduğum bir şeylerin farkına varıp almak konusunda kendimi ikna edene kadar. Önyargımdan dolayı utanıyor muyum? Koca bir EVET. Utancımı tüm bunları itiraf ederek, kitap hakkında bir kaç satır karalayarak ve çevremdeki herkese tavsiye ederek yenmeye çalışıyorum.

Unutma Dersleri, Nermin Yıldırım’ın dördüncü kitabı. Geç de olsa keşfetmenin hazzıyla öncekileri de bir an evvel okumayı planlıyorum.

Kitap, aşk acısıyla baş başa kalmış Feribe’nin aşktan arda kalanlarla baş etmeye çalışmasını anlatıyor. Bizzat kendin ağzından okuyoruz hikâyesini. Unutmaya çalışması klasik yöntemlerin dışında. Mazi İmha Merkezi, bilim kurgu filminden fırlamış gibi. Fantastik değil kesinlikle. Ayakları yere basan, mantık çerçevesinde trajikomik şeyler barındıran bir yer. Kitaptan sonra böyle merkezlerin açılması an meselesi olabilir bence. Feribe’nin aşkı unutma çabasından işindeki sorunlara, travmatik anılarından bugününe uzanan bir hayat hikâyesi kitap. Söz konusu “unutmak” olunca hafızanın, zihnin ve kalbin koalisyonunda çözülmeye çalışılıyor mesele. Bu bağlamda Nermin Yıldırım, teşekkür kısmında bahsettiği üzere psikologdan yardım almış. Alınan bilgileri salt gerçeklik olarak sunmamış, yedirmiş. Bu bağlamda bir psikolog olarak çok başarılı buldum.

Bunun yanında naif yazılara alışkın biri olarak dil, anlatım bana iddialı geldi başta. Okudukça alıştım. Hatta zamanla ince ve kıvrak zekâsına hayran kaldım. Adeta acılı adana yiyorsunuz ama o sizden ayranı hiç esirgemiyor gibi. Bol espri, bol geyik… Ama öyle kuru, basit şeyler değil. Ünlü bilim adamlarına, sanatçılara göndermeli filan… Bunun yanında arka kapakta yazıldığı gibi toplumsal bellek ekseninde de yazmış. Bugünün Türkiye’sine, hükümete, kadına bakış açısına dair de dokundurmalar mevcut.

Ayrıca Nermin Yıldırım’a dair şu çıkarsamayı yapmak ne kadar doğru olur bilmiyorum ama hayatında tamamlanmamış şeylerden rahatsız olabilecek biri izlenimi bıraktı ben de. Şöyle ki aklımızda yer edecek kadar anlattığı kim varsa hepsinin akıbetini görüyoruz kitapta. Gestalt tamamlanıyor. Sadece sesini duyduğumuz birini sonunda görüyor, peşimizde sapık gibi dolanan birinin asıl amacının ne olduğunu sonradan öğreniyoruz. Olması gereken budur belki romanda ama yine de bu konuda daha titiz davrandığını düşünüyorum.

Kitabın sonlarına doğru önce bizi zokaya düşürüyor. “Böyle olacağı belliydi zaten.” dediğimiz nokta da üst üste şok yaşatarak zihin oyunları oynatıyor.

Yapabileceğim tek eleştiri daha fazla not alabilmemiz için boş sayfa bırakmaması olurdu herhalde 🙂 Kitap bizler için de “unutma dersleri” niteliğinde olur mu bilemiyorum. Öyle bir derdi var mıdır Nermin Yıldırım’ın onu da bilemiyorum. Fakat unutmak istediklerimize farklı açılardan bakmamızı sağlayan birçok pencere sunduğu aşikâr. Şiddetle tavsiye ediyorum efendim!

PS: Yazar ve kitapla ilgili güncel paylaşımlara şuradan rahatlıkla ulaşabilirsiniz: https://www.facebook.com/pages/Nermin-Y%C4%B1ld%C4%B1r%C4%B1m-Kitaplar%C4%B1/362107613864099?fref=ts

Unutma Dersleri

Nermin Yıldırım

Doğan Kitap