San Francisco?da yaşayan Türk kadın yazar Alev Croutier, Gözyaşı Sarayı ve Harem: Peçenin Ardındaki Dünya adlı romanlarından sonra Üçüncü Kadın ile çıkıyor okurlarının karşısına. Ortadoğu, Türk kültürü ve oryantalizmi dünyaya tanıtan yazar bu romanda kadınların baskı altındaki başkaldırılarını konu alıyor.
Yıl 1904. Osmanlı Devleti on yıl sonra çıkacak savaştan habersiz, Meşrutiyet hazırlıkları içinde. Avrupa devletlerince adı ?Hasta Adam? olarak geçmekte ve hakkında sinsi planlar yapılmakta. Fransız gazeteci Madam Lera, ?şark yazıları? yazmak üzere çalıştığı gazete tarafından görevlendirilerek İstanbul?a geçici süreliğine yerleşir. Kiraladığı odanın bulunduğu apartman, Ermeni bir çifte aittir ve çiftin hanımı zamanla Madam Lera?nın arkadaşı olmuştur. Şark kültürünü daha yakından tanımak isteyen genç ve cesur gazeteciye piyano dersi vermesini önerir; çünkü biliyordur ki bir kültür en iyi yerinde öğrenilir ve İstanbul?da belirli yerlerde görevli olan adamların kızları mutlaka piyano bilmelidir; derslerini de Fransız bir piyano hocasından özel olarak evde almalıdırlar. Kızların dışarıya çıkmalarına müsaade yoktur çünkü. Ermeni Madam, yüksek dereceli bir memurun iki genç kızına piyano dersi vermesi üzerine Lera?yı kızların yaşadığı konağa yollar.
Nuriye ve Zinnur, iyi eğitim görmüş, Fransızca ve İngilizce bilen, hoş ve alımlı oldukları elbette evde, yani peçelerini çıkardıklarında belli olan iki kız kardeştir. Madam Lera?yla çabucak anlaşmalarının sebebi Fransızca bilgileri değil, içlerinde yanıp tutuşan özgürlük isteğidir. Lera, onlara göre kadınların özgürce istediklerini yaptıkları ülkeden gelmektedir ve bu düşünce, onların Lera?ya olan hayranlığını günden güne katlayarak artırmaktadır. Zinnur ve Nuriye, bir gün Madam Lera gibi özgür olmanın hayalini kurmaktadırlar. Bu hayal için de ellerinden geleni yapmakta kararlıdırlar.
Bunun için hayran oldukları Madam Lera?dan yardım isterler. İsteklerini dile getirirken çekinseler de çekinceleri boşa çıkmıştır. Çünkü Madam Lera da erkeklerin dünyasında ayakta kalmaya çalışan ve bunun için çok çaba ve özveri gösteren bir kadın gazetecidir. Kendi yaşadığı zorluklar nedeniyle bu iki genç kızın yardım isteğini kabul eder ve kızların planına üçüncü kadın olarak dâhil olur. Plan, İstanbul?da yaşayan bir deniz subayı ve aynı zamanda Ortadoğu hikâyeleriyle ünlenmiş yazar Pierre Loti ile ilgilidir.
Ancak dönemin ve mensup oldukları kültürün koşullarınca kadınların yaşam alanlarının oldukça sınırlı olduğu gerçeği, planlarını gerçekleştirmede bu üç kadına çıkarabildiği kadar tehlikeli engeller çıkaracaktır.
Osmanlı İmparatorluğu?nun son zamanlarına doğru tatlı bir yolculuk yapmak isteyenler için güzel bir kitap?
Üçüncü Kadın
Alev Aksoy Croutier
Remzi Kitabevi