Genç bir adam, ömrünün baharında yolara düşer, belki aradığının tam olarak ne olduğunu bilmeden. Büyük bir merak ve keşif duygusuyla, yaşadığı kıtayı ve insanlarını tanımak ister. Sömürgeci Avrupalıların yaptığı gibi ele geçirmek, yok etmek, kendine dönüştürmek isteğiyle değil; onları anlamak, oraya yerleşmek, ortak duyguları, tarihi, kültürü yakalamak umuduyla yaptığı bu yolculukların kendini de büyük bir devrimci karaktere dönüştüreceğinin farkında bile olmadan.

Ernesto Che Guevara, yüzyılımızın en önemli karakterlerinden biri, kimine göre tanımlanamaz bir devrimci, insanüstü bir varlık, kimine göre baş edilmez bir suçlu. Bu iki zıt bakışın arkasında var olan ideolojik tartışmaları da düşündüğümüzde, sonu gelmez bir tartışmanın içine gireceğimiz kesin. Galiba onu anlamanın ve anlatmanın en iyi yolu tüm bu tartışmaların dışında kendi yazdığı günlükleri ve mektuplarını okumak. İşte Tekrar Yollarda adı ile çıkan bu günlüklerde, onun yaptığı ikinci keşif yolculuğunda yavaş yavaş bir devrimciye dönüştüğüne ve elindeki fotoğraf makinesinin yerini artık silahın aldığına tanık oluyoruz.

Che, tuttuğu günlükler ve yazdığı mektuplarda, tek bir hedefe doğru yol alan bir karakter çizmiyor. Attığı her yeni adımda, tanıdığı yeni yerler, ülkeler, insanlar? Karşılaştığı her şeyde yaşama, insana, sisteme, geçmişe, geleceğe dair sorgulamalara girişiyor ve yeni yeni hayaller kuruyor. Öyle ki 10 Mayıs 1954 tarihli, annesine yazdığı mektubunda, ?Guatemala?da bayağı zengin olabilirim; sıfatımı onaylamak, klinik açmak ve alerji konusunda uzmanlaşmak gibi mütevazı bir yöntemle hem de. Ama bunu yapmak, içimde mücadele eden iki Ben?e ihanetin en büyüğünü yapmak olur: Sosyalist Ben ile Gezgin Ben?e? derken bir başka mektubunda ise ?Benim durumumda plandan söz etmek bir çırpıda kurulan bir hayalden söz etmek gibi bir şey? cümlesiyle hayallerin yaşamına nasıl yön verdiğini göstermektedir.

Che, yaptığı yolculuklarda bulduğu her şeye bir arkeolog gibi titizlikle yaklaşmış, onu sorgulamamış, ele geçirmiş ve onunla birlikte yaşama yeniden katılmıştır. Bu günlükler onu bize daha da yakınlaştırmakta ve onu insanlığın uslanmaz ve devrimci bir ruhu olarak ortaya çıkarmaktadır.  Yine mektubundan kendini tanımladığı şu satırlarla kitabın tanıtımını bitirelim ve gerisini okura bırakalım: ?Ben ne İsa?yım ne de insansever, anne. İsa?nın tam tersiyim ve insanseverlikle de alakam yok. Elimin altındaki silahlarla inandığım şeyler için kavga veririm ve haça gerilmeme veya başka bir şeye izin vermek yerine karşımdakini yere sermeye çalışırım.?

Tekrar Yollarda

Ernesto Che Guevara

Çeviren: Gürol Koca

Everest Yayınları