Niye oraya gitmedin?

Niye onu seçmedin?

Niye öyle yaptın?

Niye hemen geldin?

Niye? Niye? Niye?

Bir dönem adeta Niye ile başlayan sorulara tepkili olmuştum. Niye sorusu bana soranın cevapla hiç ilgilenmediği izlenimi verirdi. Sanki yapmamalıydın demenin başka bir yoluydu… Hatta bazen bir kınama ve ya yargılama gibi adeta. O nedenle çoğu kez niye diye başlayan cümlelerin sonuna soru işareti eklemek bile yersiz gelirdi.

Acaba bir önyargının esiri miyim diye birçok kişiye bu soru sizin için ne anlam ifade ediyor ya da ne hissettiriyor diye sordum, fakat tam da beklediğim cevapları alamamıştım.  Öyle ki bir ara acaba bu soruya haksızlık mı ediyorum diye düşünmedim değil. 🙂 Öte yandan her ne kadar bir grup bu soruya bir anlam yüklemese de bir grupta belki de verecek cevabı olmadığı için içten içe bazen kendine bazen karşısındakine kızanlardan oluşuyordu. Bense bu iki gruba da dahil olmayan bir üçüncü gruptum ama bu grubun tek üyesi miyim diye merak ediyordum.

Alt tarafı dört harfe bu kadar anlam yüklemek birçok kişiye manasız gelebilir, ama soruların, birçok yönden önemli ve yabana atılmayacak değerde olduğuna inananlardan biriyim. O nedenle kafamda muamma kalsın istemiyordum. Tam da bu sıralarda “beklenmedik” bir şekilde Start With Why (Niye ile Başla) kitabıyla tanıştım. Artık kaderin bir oyunu mu bilinmez  bu soru ile başlamamı öneren bir kitap elimde duruyordu. Önce yazarın kitap ile aynı adı taşıyan videosunu izledim, sonrasında vardır bir keramet diyerek okumaya başladım.  Kitabı henüz bitirmedim, ama yazara ilham olmuş ve kitabında başrolü üstlenmiş bir soruya artık aynı bakış açısıyla bakmak tabii ki mümkün değildi. Hatta artık yeni sorularım da olmuştu. “Nasıl?” ve “Ne?”. Bakalım tek soru ile başlayıp üç soruyla devam eden bu serüven nasıl bir farkındalık oluşturacaktı.

Start With Why

Simon Sinek

Portfolio Trade