Matteo ve Nora… Birbirine âşık, birbirini tamamlayan, biri akıl ise diğeri sezgi olan mutlu bir çift.

Sevimli oğullarının perçinlediği mutluluklarına Nora’nın hamileliği ile bir mutluluk daha eklenir.

Ancak hayat beklenmedik sürprizlerle doludur. Bir trafik kazası geçiren Nora, karnındaki ve arabasındaki yavrusuyla birlikte ölüme gider. Hayatı dağılan, dipsiz kuyulara düşen Matteo çaresizce boşluğun içinde acılarla kıvranır.

Bazen hatıralarda, bazen mesleği olan doktorlukta, bazen başka kadınlarda teselli bulmaya çalışsa da kederi, ızdırabı hiç dinmez Matteo’nun. Önce annesi, ardından babası da vefat edince, babasının kendisine bıraktığı mektuptan güç alarak, yaşadığı İtalya’dan, babasının doğduğu topraklara gider, orada kendisini toplayabileceğine ve Nora’nın giderken götürdüğü hayat enerjisini yeniden yakalayabileceğine dair inanç kazanır.

Ancak geri döndüğünde, tutunabileceği tek ışığı olan, bir süredir birlikte olduğu ve hamile kaldığı için uzaklaşmaya çalıştığı Larissa’nın ortalıktan kaybolduğunu görür. Ne kadar arasa da Larissa’dan bir haber alamaz. Bu üzüntünün de üstüne kendini yollara vurur. Yıllarca oradan oraya başıboş gezer ve en sonunda dağlık bir bölgede, orman kıyısında derme çatma bir yaşam kurar kendine.

İnsandan uzak, yapayalnız geçirdiği yıllarda Matteo doğanın sesini duyar. Hayatın, canlıların ve aşkın gizemlerini keşfeder. Sürekli sezgileri, duyuları güçlü olan Nora’nın hayata bakışını, düşüncelerini düşünür. Zaman geçtikçe, yaşadığı ıssız yer, gezginlerin, dünyadan kopmak isteyen dertlilerin uğrayıp kendilerini rahatlatmak istediği bir yer haline gelir. Doktor Matteo da insanlara bilgisini, hayata dair kavradığı anlamı aktaran bir insan olur ve  zamanı bitkilerle, hayvanlarla, yolu düşenlerle geçerken hayat ona yeniden bir sürpriz yapar.

Eşini ve çocuğunu kaybeden Matteo’nun ruhsal dünyasının çöküşü, girdiği girdapta kendini kaybedişi, kederi içime öylesine işledi ki hislerini okurken ben de gözyaşları döktüm o sayfalarla…

Son olarak, çok sevdiğim yazar Susanna Tamaro’nun son şaheseri diyebileceğim Sonsuza Kadar için mutlaka okunmalı diyebilirim.

Susanna Tamaro

Sonsuza Kadar

Çeviren: Eren Cendey

Can Yayınları