En aşina olunmuş senaryolardan ya da sorulardan biridir: ?Ya dünyadan ayrılmaya ne kadar günümüz kaldığını biliyor olsak ne yapardık ?? Hele hele arkanızda size ihtiyacı olan ve sizi seven birçok insan ve kafanızda yapmak istediğiniz birçok şey varken.

Son Konuşma, tam da böyle bir durumun birinci ağızdan kaleme alınmış hali. Yani gerçek bir öykü.  Kendisine kanser teşhisi nedeniyle üç ay ömür biçilen ve en büyüğü  beş yaşında üç çocuk sahibi, dünyaca ünlü bir bilim adamının kendi ağzından yaşamı ve çocuklarına aktarmak istediği deneyimleri. Ortaya çıkan kitap ve CD, babalarıyla sınırlı zaman geçirebilmiş çocuklarına, eşsiz bir manevi miras olmasının yanı sıra birçok kişinin yararlanabileceği kısa kısa alıntılar içeren bir kaynak.

Kitabı okurken en çok düşündüren, ?hayat içinde karşılaştığımız ve reaksiyon verdiğimiz birçok aksilik acaba gerçekten verdiğimiz tepki kadar mühim mi? konusu.  Hani şu pireyi deve yapma, diğer bir deyişle gerçekten sudan sebeplerle karşınızdakileri kırıp paramparça ettiğiniz anlar vardır ya yahut çevrenizde yüzü gülmeyen insanlar vardır, sürekli dertli, sürekli söylenerek ahlayıp vahlayacak bir konu bulabilenlerden. Belki siz de onlardan birisiniz.

Okuyup kendiniz karar verin. Derdiniz gerçekten de “aşılamaz” bir şey olsa dahi bunu hayat duruşunuza yansıtmak size ne kazandırır ya da kaybettirir, bunu bir kez daha düşünme fırsatı sunan bir kitap.

Son Konuşma

Randy Pausch

Çeviren: Merve Duygun

Butik Yayınları