Kendimi en huzurlu hissettiğim yerde, kitapların arasındaydım. Okumam gereken birkaç kitabım daha olmasına rağmen raflardaki kitaplardan gözümü alamıyordum.  Cıvıl cıvıl rengiyle bir kitap dikkatimi çekti.  Üzerinde Sevmek, Sevinmek, İyi Şeyler Üstüne yazıyordu. Son zamanlarda iş stresi, sınav stresi hayat telaşı derken dertlenmiştim bir hayli. Kitabın arkasındaki yazıyı da okunca tamam dedim, almalıyım bu kitabı.

“Ben sevgiden, sevinçten söz açmak istemez miyim, delice, çılgınca, içim taşa taşa, bir sevinçten söz açmak istemez miyim? Ben sevinçli adamım. Bu dünya böyle olmasa, böyle kara, karanlık olmasa, ben sevinçten taşar coşardım. Yaradılışım karanlıktan çok aydınlığa, acıdan çok sevince… Ne çare, ne çare ki sevinmek gelmiyor elimden… Dostluktan söz açmak, ne güzel. Bir dostum var. Sıcacık eli var. Sevgi dolu gözleri var. Ne güzel yalansız, salt sevgi dolu bir insan eli sıkmak. Sıcacık, sıcacık… Ben deli olurum, insanlar karanlık karanlık, kuşkulu baktıkça bana… Bütün insanlar kuşkusuz, korkusuz, çıkar düşünmeden, düşmanlık geçirmeden içlerinden baksalar birbirlerine… İnsan, ne olur biliyor musunuz, sıcacık bir bahar güneşinin bahtiyarlığında duyar kendisini… Bahar güneşinde bir sevinç içinde gerinir. İnsan bir bahar çiçeği temizliğinde olur.”

Eser Yaşar Kemal’in daha çok altmışlı, yetmişli yıllardaki fikirlerini içeriyor. Özgürlük, tembellik, Dostoyevski, Nazım Hikmet, sanat,  Çukurova, gericilik, ilericilik, 2. Dünya Savaşı ve birçok konu daha var kitapta.  16.04.1961 tarihinde ise şu satırları yazmış üstat: “Herkesin ekmek bulduğu, hiç kimsenin kimse tarafından sömürülüp kul edilmediği,  herkesin en azından okuryazar olduğu bir dünya olmalıydı uzaya giden dünyamız.”  Aradan geçen bunca zamana rağmen hala dünyamızda bir şeyler değişmemiş değil mi?

Keyifli okumalar 🙂

Sevmek, Sevinmek, İyi Şeyler Üstüne

Yaşar Kemal

Yapı Kredi Yayınları