Aldous Huxley’in “Ses Sese Karşı” başlıklı romanı,  yazarın çok bilinen distopik eseri  “Cesur Yeni Dünya” ve ondan biraz daha az bilinen ütopyası “Ada”dan çok farklı.

Ses Sese Karşı, 1900’lü yılların başında çoğu İngiliz aristokrat sınıftan bir grup insanın kendileri, birbirleri, hayat, tanrı, ölüm ve toplum hakkındaki görüşlerini içeren bir roman. Pek az aksiyon, pek çok diyalog ve düşünceden oluşan 700 sayfalık kitap çok akıcı ve kolay bir okuma vadetmiyor.  Roman kişilerinin teker teker seriminin yapıldığı kitabın ilk yarısında, bu kurguda bir başkahraman olmadığını, yazarın öne çıkardığı 10 küsur karaktere de bilinçli olarak eşit mesafede durduğunu kavradıktan sonra ise eşsiz bir edebiyat şöleni ile başlıyor.

Kitabın orijinal adı “Point Counter Point” adını bir müzik terimi olan “Counterpoint”ten almış. Eserin çevirmeni Mina Urgan, oldukça açıklayıcı olan önsözünde bu konuda şöyle demiş:

“Counterpoint, bir ezgiye eşlik etmek üzere eklenen başka bir ezgi ya da ezgilerdir. Bir müzik parçasında çeşitli ezgiler kaynaştığı gibi; Ses Sese Karşı’da da birbirleriyle kaynaşan, çeşitli kişiler, çeşitli görüşler, çeşitli durumlar bulunur.”

Kendisi de bir İngiliz seçkini olan Huxley, bu romanına yazarlar, ressamlar, yayıncılar, bilim insanları, sosyalistler, faşistler ekleyerek,  onların seslerini yan yana koyarak, çarpıştırarak kendi çağını anlatmış. Bu açıdan bu roman çok sesli bir düşünce romanı.  Huxley’in sesi  romanın en hüzünlü karakterlerinden biri olan Philip Quarles’in dilinden duyuluyor. Hayatının bir bölümünde kör olan Huxley, Quarles’i topal çizerek bir ipucu vermiş aslında.

Ses Sese Karşı

Aldous Huxley 

Çeviren: Mîna Urgan

İletişim Yayınları