Hayatta önemli olan nedir sizce? Aşk mı? Aile mi? Para mı? Korkulardan kaçmak mı? Devletler mi? Rejimler mi? Yoksa ?İnsan? mı? Bu soruya birçoğunuzun ?İnsan? cevabını vereceğini düşünüyorum. Peki, önemli olan insansa neden kurban olan yine de o olur ki?

Maya, Ayşe, Mari ve Nadia? Hayatları birbirine geçmiş dört kadın? Her birinin elbette bir hikâyesi var, en yakınlarından bile saklamak zorunda kaldıkları. Anlatmaktan, anlatınca tekrar tekrar yaşamaktan korktukları acıları? Saklanan kimlikler, belki de kimliklerle birlikte tarihe gömülen kişilikler? Bazen kültürler arasında, bazen iki kimlik arasında kalsalar da onların tek istekleri vardır: Hayatta kalmak ve sevdikleriyle mutlu yaşamak. Maya, Ayşe, Mari, Nadia ve niceleri? Acaba kaç kişi bunu başarabildi ki?

Onların geçmişe gömülen hikâyesi, 36 yaşındaki Maya Duran?ın, 87 yaşındaki Alman asıllı Profesör Maximillian Wagner ile tanışmasıyla gün yüzüne çıkar. Mavi gözleri, kır şaçları ve uzun boyuyla oldukça karizmatiktir Max. Ama o mavi gözlerde var olan tek şey hüzündür aslında.

Max, Maya?yı adım adım Mari?ye, Ayşe?ye ve Nadia?ya götürecektir. Soğuk bir kış günü İstanbul?da başlayan hikâyeleri, Şile?ye, oradan Almanya?ya ve sonra Amerika?ya kadar uzanır ve başladığı yerde son bulur.

Zülfü Livaneli?nin okuru içine hapseden romanı Serenad, merak uyandıran, iç içe geçmiş olay örgüsü ve olayların kişisel ve toplumsal sonuçlarıyla yakın tarihin sırlarını sizlere sunmaya hazır. Tek yapmanız gereken kitabı elinize alıp okumaya başlamak.

Keyifli okumalar?

Serenad

Zülfü Livaneli

Doğan Kitap