Her insan film izlerken gözyaşlarına boğulabilir, ama her insan kitap okuyunca ağlayamaz. Ben ilk kez bir kitabın son satırlarında gözyaşlarımı tutamadım. Bunu yalnız ve yalnız yazarın kalem gücünün kuvvetli olmasıyla bağlayabilirim. Kitabın ismi “Senden Önce Ben”, yazarı ise Jojo Moyes’tir. Eminim ki, bu kitabı çoğu insan okumuştur ve etkilenmiştir. Zaten etkilenmemek mümkün de değildir. Kitapta duygusal bir aşk hikayesini anlatırken farklı dünyaların insanları da konu alınıyor. İki kahraman Louisa ve Will’in zorlu hayatında yaşadıklarından ve yarım kalan bir aşk hikayesinden bahsediyor yazar kitabında.

Louisa oldukça renkli bir karaktere sahip
biridir, küçük şeyler bile onu mutlu edebiliyor, uzun zamandır Patrick isimli
bir gençle yıllardır birliktedir. Her ne kadar geçim sıkıntısı yaşasa da, o,
yaşamayı seviyor, çünkü onu mutlu eden kişiler var hayatında, annesi, babası,
kız kardeşi, Patrick gibi insanlar.

Aslında Will de yıllar önce mutlu biriydi.
Hayatı bir kaza sonucu tekerlekli sandalyeye mahkum olmasıyla enkaza döndü.
Felç olduktan sonra hayata, insanlara küstü adeta, hayata karşı tüm umudunu,
tüm direncini kaybetti. Bu acıya uzun süre dayandıktan sonra bir karar verdi.
Will kendi özgün iradesiyle hayatına son vermek istiyor. Gerçekten bu bir
insanın verebileceği en zor karardır, zaten Will de bunu yıllarca düşünmüş
olmalı. Will de biliyordu bunun bir intihar olduğunu, ancak vazgeçmek gibi bir
niyeti de yoktur. Öncesinde zaten intihar girişiminde bulunmuş bu genç adam
artık hayattan hiç zevk almıyor, adeta kendisi kapanmıştı kendi karanlık
dünyasına.

Hikayemiz Will’in annesi Bayan Traynor’ın
Louisan’ı Will’e bakması için iş almasıyla başlıyor ve o an iki insanın
buluşması gerçekleşiyor. Lou öncesinde çalıştığı kafenin kapanmasıyla işsiz
kalır, büyük aramalar sonucu bu işi bulur, Will’in bakıcılığını yapmak. Aslında
bu bakıcılıktan çok Will’i hayata tutunması sağlamak, onu eğlendirmek, hayatı
sevdirmek göreviydi. Bir süre sonra Louisa gerçekleri öğrenir, öncesinde kabul
etmese de, sonra Will’in hayata yeniden bağlanması için çaba sarf etmeye
başlar.

İlk zamanlar Will’in Lou’ya kötü davranması
kızın canını sıkar, ancak sonra işler değişir, ikili birbirine alışır. Ve
zamanla aşk alevlenir ikili arasında. Louisa kendisi de nasıl olduğunu
anlamadan Will’e aşık olur. Will de kendine itiraf etmese de Louisa’ya aşıktır,
ancak bunu dille getiremez, çünkü kendi düşüncesine göre Will’in bu hayatta Lou’ya
verebilecek hiçbir şeyi yoktur ve o, artık ölümü seçmiştir, kendi çizdiği
kaderini değişmek istemiyordu. Louisa’nın çabalarına rağmen Will istediğini
yapar ve hayata yumar gözlerini.

Will’den Louisa’ya kalan tek şey
hatıralarıdır. Will’den sonra Louisa da çok değişmiş, hayatın acı tarafları
görmüş, gerçeklerle yüzleşmek mecburiyetinde kalmıştır. Tüm bunlar Louisa’yı
daha da olgunlaştırmıştır. Will’in dediği gibi Louisa bundan sonra hayatın
tadını çıkarmaya çalışacak, ertelemeye çalışmayacak hiçbir şeyi.

Bu roman beni de aşırı etkiledi, aslında
hayatımızın ne kadar kıymetli olduğunu anlamama yardımcı oldu. İşte bu yüzden
diyorum ki, istediğin her neyse erteleme sadece yap, yarın değil, bugün, şimdi
yap…

Will’in Lou’ya yazdığı mektuptaki son cümle
aslında bir insanın diğerine dileye bileceği en güzel dilektir ve ben bunu
paylaşmak isterim:

“Sadece iyi yaşa”.

Senden Önce Ben

Jojo Moyes

Çevirmen: Ayşe Görür

Pegasus Yayınları