“Marjinal insanlardan çok şey öğrendim. Düzenin insanları bana güven verdi, kendimi kendime hatırlattı ama bir şey katmadı. Marjinal insanlarsa içimdeki taşları yerinden oynattı. Farklı düşünenler bana bir şeyler kattı.”

Bu cümleler, sanırım Aret Vartanyan’ın kitabında anlattıklarının nedenini özetliyor. Kendisi de marjinal biri zira. Okuruyla konuşur gibi içten ve akıcı yazdığı için kitabın adı Sen ve Ben. Kadın erkek ilişkilerinden sekse, azınlık olmaktan kalplerdeki Türklüğe, ölümden yaşama kadar uzanan konular hakkında ilginç yaklaşımlarıyla biz okurlarına içini dökmüş bu kitabında.

“Hayatı anlamlı kılacak, ölümün sesini kısacak bence en önemli güç AŞK? Ama gerçek aşk. Kendinden çok karşındakini sevmeye, hissetmeye başladığın aşk.”

“Şayet insanoğlu kendi cinselliğini dilediği gibi yaşıyor olsaydı bugün dünyada ne savaş, ne kötülük, ne de dünyevi acı olurdu.”

“Arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyimden çok, hayatındaki kadını (/adamı) söyle sana kim olduğunu söyleyeyim. Yanındaki kadındır (/adamdır) senin izdüşümün, aynan.”

Aret Vartanyan, Türkiye’de azınlık olmakla ilgili çok anlamlı noktalara değindiği bölümü ise şu cümlesiyle özetliyor: “İstanbul’da azınlık olmak… Hem benzersiz bir zenginlik, hem de zaman zaman biraz burukluk”.

Kitabın tamamında yazarın çok enteresan fikirleri, düşünceleri ve tavsiyeleri var bizlere. Eğer siz de içinizdeki taşların yerinden oynamasını istiyorsanız, bu kitabı okuyun ve kendisi de marjinal biri olan Aret Vartanyan’ın size bir şeyler katmasına izin verin.

Sen ve Ben

Aret Vartanyan

Butik Yayınları