Şemspare Elif Şafak’ın Firarperest kitabının devamı gibi. Bu kitap da Elif Şafak’ın gazetede yayımladığı denemelerden oluşuyor.

Şemspare “güneş parçası” anlamına geliyor. Ne güzel bir isim değil mi? 🙂 Kelimenin anlamını araştırırken Elif Şafak’ın bir röportajına denk geldim. Kitabın ismiyle ilgili şunları söylemiş: “Şemspare’yi enerjisini, kulaktaki melodisini ve en önemlisi manasını sevdiğim için seçtim. ?Eski? kelimelere oldum olası sevdam var…” Bir de kitabın kapak tasarımını çok beğendim. Rengârenk şemsiyeler bana kitaptaki denemeleri çağrıştırdı, hepsi birbirinden farklı…

Denemelere gelince; Elif Şafak’ın yazılarında o kadar çok katıldığım nokta var ki… Mesela “Yalnızların Gücü” dikkatimi çeken yazılarından. Orada demiş ki: “…Etrafımızda başkaları varken, kalabalıklar içindeyken kendimizi daha korunaklı addediyoruz. Ya da daha başarılı. Daha karizmatik. Daha mutlu. Etrafa da bu gözle bakıyoruz. Birbirimizin yalnızlıklarına saygı göstermiyoruz. Bir kafede, mesela bir parkta, şehir meydanında, üniversite kampüsünde kendi kendine bir şeyler karalayan, okuyan, düşünen, içine çekilen insan ne kadar az.
Halbuki sanat, felsefe, edebiyat, düşünce, derinlik hep o yalnızlıklardan çıkıyor.Kendimizle baş başa kalabildiğimiz ender anlardan.”

Ne kadar doğru, ben hiç ortaya muhteşem eserler çıkaran sanatçıların çok sosyal olduğunu görmedim. Bir şeyler üretmek için birazcık kendimizi dinlememiz gerekiyor…

Yazımı yine kitaptan bir sözle noktalıyorum: Dünya bir kütüphane keşfedilmeyi bekleyen, içinde yaşadığın şehir bir eser açılmayı bekleyen. Aşk da insan da bir kitap okunmayı bekleyen… (?Kitaptan Nefret Edenler? yazısından alınmıştır.)

Şemspare

Elif Şafak

Doğan Kitap