Geçenlerde kitaplığımda durup da okumuş olduğum kitaplardan bazılarını seçip kitapçıyla takas etmek istedim. Takas karşılığı aldığım kitaplardan biri de daha önce ismini duyduğum fakat hakkında fikir sahibi olmadığım Salkım Hanım?ın Taneleri kitabıydı. Salkım Hanım?ın Taneleri, Yılmaz Karakoyunlu ‘nun Varlık Vergisi?ni  konu alan romanı. 1990 yılında, Yunus Nadi Roman Ödülü?ne değer görülmüş.1999 yılında, yönetmen Tomris Giritlioğlu tarafından aynı adla filme çekilmiş. Filmin tartışmalara yol açması üzerine, kitap da daha fazla tanınmış ve gündeme gelmiş.

Romana konu olan Varlık Vergisi?ni üniversitede Türkiye Ekonomisi Tarihi dersinde işlemiş olmamız kitaba olan ilgimi artırdı ve bu vesileyle hem kitaptan hem de kitaba konu olan vergiden bahsetmek istedim.

Gayrimüslimlere 1940?lı yıllarda ağır bir vergi mükellefiyeti getirildi. Gayrimüslimler bu yüksek orandaki vergiyi ödeyemeyince tüm malvarlıklarını yitirdiler. Hâlâ borcu kalanlar ise borçlarını ödeme karşılığında Aşkale?ye sürgüne gönderildiler.

Gelelim kitabımıza…

Kitabın asıl karakterleri Durmuş ve karısı Nimet, Niğde?den İstanbul?a ?tutunmaya? göç ediyorlar. Durmuş?un hemşehrisi Bekir, İstanbul?un varlıklı beyefendilerinden olan Halit Bey?in yanında çalışıyor. Durmuş ve ailesi Bekir?i bulup ondan yardım istiyor, bir süre Bekirlerin evinde kalan Durmuş, Bekir?in de yardımıyla iş sahibi oluyor. Ancak hırslı ve paragöz bir karaktere sahip olan Durmuş için bunlar yeterli olmuyor.

Halit Bey?in karısı Nora ise kocasına bir çocuk verememenin ezikliğiyle akıl sağlığını yitiriyor. Halit Bey?in konağının en üst katında yaşıyor.

Halit Bey ise cilveli ve gözü yükseklerde olan ve bu emeline her gün gece kulübünde kumar oynayarak ulaşacağını düşünen Nefise ile bir ilişkiye başlıyor.

Başlarda Varlık Vergisi?nin yürürlüğe girmesi süreci, dönemin siyasi olayları üzerinden ele alınmış. İlerleyen sayfalarda bu sürecin karakterlere olan yansımasını görebiliyorsunuz.

Aslına bakarsanız kitap bende öyle muhteşem bir etki yaratmadı. Elimdeki 160 sayfalık kitabın 110 sayfasını zorla okudum diyebilirim, son 50 sayfayı merak bile etmedim.

Kitapta o kadar çok karakter var ki daha birini tam çözemeden ikinci sayfada yeni karakterleri tanımaya çalışırken buluyorsunuz kendinizi.

Kitaptan hoşuma giden bir cümleyi paylaşarak yazımı sonlandırıyorum:

?Adalet, vergiyi az veya çok almak değildir; insana bütün haklarını teslim etmek sanatıdır…?

Salkım Hanım?ın Taneleri

Yılmaz Karakoyunlu

Doğan Kitap