Hacker ne demekti biliyordum evet. Onlar eğitim sistemlerinin tatmin edemediği zekâlarını kullanarak yaramazlığın ucunu biraz kaçıran haşarı çocuklardı. Bu soru bana sorulsaydı,  Haziran 2013 tarihine kadar kesinlikle böyle cevaplardım. Evet arada bazıları yaramazlığın sınırlarını biraz zorlayıp devletlerin bazı özel sırlarını ifşa ediyor ya da güvenlik sistemlerine nanik yapıyorlardı, ama doğrusu bunun daha geniş bir bakış açısıyla ne ifade ettiğine çok da kafa yormamıştım.

Suç neydi, evet onu da biliyordum. Mesela trafikte yeşilde geçmeniz, kırmızıda durmanız gerekir. Yok eğer durmazsanız bu suçtur. Birinin canını yakarsanız bu suçtur, siz de suçlusunuzdur. Bu kadar basittir ve suçlu, suçuyla doğru orantılı olarak yasalarda belirtilen şekillerde cezalandırılır.

İşte Redhack sanıyorum ki sadece benim değil pek çok insanın zihnindeki bu tanımlamaların hepsini yerle bir etti. Listesindeki pek çok hack eylemine bence benim gibi insanların öğrenilmiş bilgi kalıplarını da hacklediğini ekleyebilir aslında.

Orhan Gökdemir, Redhack kitabıyla hackin tanımından ortaya çıkışına, siber savaşlar ve devletlerin siber savaş tedbirlerine, Redhack eylemlerinden küresel hacker topluluğu Anonymous’a kadar pek çok konuyu derinlemesine masaya yatırmış.

Kitabı bitirdiğinizde devlet baba galiba beni sandığım kadar sevmiyor, gibi bir duyguya kapılıyorsunuz ama olsun okuyun, başedebilirsiniz.

REDHACK: Sanal Âlemin Klavyeli Asileri

Orhan Gökdemir

Destek Yayınevi