Histriyonik kişiliğin engellenemez taşkınlıklarıyla sürekli konuşan ve yakınan bir anne?

Kronik kabızlıktan muzdarip, anal dönemde takılıp kalmış yetersiz bir baba?

Eksik olan baba rol-modeli ile baskın, talepkar bir annenin bitmek bilmez sızlanmaları arasında ezilip kalmış, fallik unsurlara sıkı sıkıya sarılan genç bir erkek?

Philip Roth, Portnoy?un Feryadı?nda tehlikeli sulara yelken açıyor. Sakınımsız diliyle, iffetsizlik damgasını yiyip tüm şimşekleri üzerine çekse de (ülkemizde yargılanıp mahkûm edilmiş daha sonra beraat etmiş bir kitap bu), aslında ergenlik fırtınalarını atlatan her erkeğin çaktırmadan gülümseyeceği, ama işi bozuntuya vermemek için suskun kalacağı çocuksu bir yaramazlık içeriyor.

Kahramanımızın takıntılı cinselliği, yetişkinliğe geçişte çözülüp rasyonalize olmak yerine giderek daha çözümsüz ve takıntılı hâle gelerek, kişilik yıkımına neden olacak saatli bombanın yelkovanını hızla hedefe doğru ittiriyor.

Yapımı ve tamamlanması hiç bitmeyen erkeklik mitinin nasıl zorlu yollardan geçtiği, ne denli kırılgan olduğu, satırlar arasında ilerledikçe, amansızca açığa vuruluyor ve erkeklerin kadınlara kapalı karanlık tarafları, savunmasız ve rahatsız edici düzeyde ortaya çıkıyor.

Kahramanımızın karikatürize, abartılı takıntıları inanılırlık sınırlarımızı zorlasa da ?karşı cins duymasın ama- her erkeğin kendinden bir şeyler bulacağı gerçeklik unsurları içeriyor.

Benden söylemesi ve hatta uyarması!

Portnoy?un Feryadı

Philip Roth

Çeviren: Özden Arıkan

Ayrıntı Yayınları