Filmin Konusu
Bir Küba kasabasındaki aktarma istasyonunda, otobüs bekleyen yolcuların oluşturduğu kuyruk giderek uzamaktadır. Geçen otobüslerin hepsi tıka basa dolu olduğundan yolcular, duraktaki bozuk otobüsün tamir edilmesini beklemektedirler.

Genç mühendis Emilio, bir İspanyolla nişanlı olan güzel Jacqueline, kör bir adam ve diğer yolcular umutsuzca beklemektedirler. Gece yarısına doğru Havana’ya gidecek olanlar tamir edilen otobüse binerler. İyi bir dostluk kurduğu Jacqueline ile ayrılmak zorunda kalan Emilio üzgündür. Ancak hareket eden otobüs tekrar bozulunca işler değişir.

***

Bir düş kadar uzak, bir düş kadar yakındır; devrim. Eskiyi yıkmak ister… Kendi iradeni ortaya koymak ister… Umut ister… Hayal ister… Önce sen, sonra herkes olmak ister…

Hayatı çekilmez, ulaşılmaz, umutsuz,  çaresiz vb. tüm olumsuzlukları ile yaşayabilirsiniz. Bunun için önce düşlerinizden vazgeçmeniz gerekir. Sonra hiçbir şey beklemeden kabul etmeniz ve size sunulanla yetinmeniz gerekir. Hayat sizi ele geçirmeli, yavaş yavaş yok etmeli ve kendi nesnesine dönüştürmelidir. Siz hayatı değil, hayat sizi yaşamalıdır.

Hayatı daha güzel, daha umutlu, mutlu yaşayabilirsiniz. Bunun için düşlerinize geri dönmeli, umudunuzu korumalı ve aynı hayalleri kurmalısınız. Kendiniz olmayı göze almalısınız; kendiniz olmayı başkaları ile olmakla başarabilirsiniz. Düşleriniz başkaları ile gerçekliğe yol alabilir. Ortak acıları yaşamanın, ortak sevinçleri tatmanın mümkün olduğuna inanmalı ve yaşamınıza katmalısınız. Hayat sizi değil, siz hayatı yaşamlısınız.

Hayatı yaşamak, ortak bir amacı olmaktır. Bir amaç içinde birlikte savaşmak, var olmaktır. Her gün aynı otobüse binip bir selam bile vermediğiniz insanlarla ortak binlerce duygumuz, düşüncemiz var aslında. Birçok kez aynı şeye güldünüz, birçok kez aynı şeye küfrettiniz, birçok kez aynı hayali kurdunuz… Binlerce ortak noktanız olan binlerce insanla hiç tanışmadan, hiç tanımadan yaşıyoruz. İçinden çıkılmaz görülen onlarca sorunun çözümü o kadar yakınımız da ki, ona bir türlü ulaşamıyoruz. Çözülmez sandığımız onlarca sorunun esiri oluyor ve de onların içinde kayboluyoruz. Hayat bizi her geçen gün biraz daha umutsuzlaştırarak yok etmeye doğru ilerliyor. Önce hayaller, sonra duygular, ardından biz teslim oluyoruz. Hayat istemediğimiz bir şekilde yoluna devam ediyor.

Hayatı yolundan çıkarmak gerek. Ona yeni bir yol bulmak, yeni bir umut olmak gerek. İşte bunu da yalnız yapamıyor insan. Bunu başka insanlarla, ortak düşlerle, daha insani bir bakışla sağlayabilir ancak. Bir düşün peşine düşmektir bu; böylesine çocukça ve böylesine umutlu. Bir düşü gerçek kılmaktır…

Otobüs Durağı – Lista de Espera

Yönetmen: Juan Carlos Tabío