Bu kitap için, bugüne kadar okuduğum en güzel kitap desem abartmış olmam sanırım.

Ankara?daki kitap fuarına gittiğimde, Sel Yayıncılık?ın stant görevlisinin tavsiyesiyle almıştım bu kitabı. Daha önce hiç rastlamamıştım, konusuyla ilgili hiçbir fikrim yoktu. Merak ettim ve okumaya başladım. Okudukça da o kadar sevdim, o kadar çok şey öğrendim ki, yakın çevremdeki 4-5 kişiye hediye ettim.

Kitabın yazarı Elliot Engel, muazzam bilgilere sahip bir üniversite hocası. Edebiyat üzerine uzmanlaşmış ve bu konuda birçok kitap yazmış. Ancak araştırdığım kadarıyla sadece bu kitabı Türkçeye çevrilmiş. Umarım en kısa sürede başka kitapları da çevrilir çünkü müthiş bir birikime sahip. Böyle bir yazarın tüm kitaplarını okumak isterim doğrusu.

Kitabın konusu, bazı yazarların hayatları. Ancak bildiğimiz şekilde, ?şu tarihte doğmuş, şurada okumuş? gibi bir anlatım değil bahsettiğim. O yazarlara ilişkin bugüne dek hiç bilmediklerimiz, duymadıklarımız yer alıyor kitapta. Bunlar da öyle abuk sabuk şeyler değil. Yazarların hayatlarıyla ilgili öyle şeyler anlatmış ki Elliot Engel, okurken doyduğunuzu hissediyorsunuz sanki! ?Bugüne kadar hiç kitap okumamışım? diye düşündüm kitabı okurken.

Kitabın sunuş kısmı çok iyi. Hemen içine çekiveriyor sizi. Yazara, bu sunuşu okurken hayran oldum! İngilizcemin yeterli olacağını bilsem, diğer kitaplarının orijinallerini de alıp okurum!

Yazarın, kitapta yer alan yazarları seçerken birinci derecede önem verdiği ölçüt, yazarların yaşadıkları  hayatın, günümüze ulaşan şöhretlerini sağlayan yapıtları üstündeki muazzam etkisi olmuş.

Yazarların kitaptaki sıralanışı da doğum tarihlerine değil, ölüm tarihlerine göre. Bunun nedeni, çağdaş edebiyatta bir yazarın etkisinin, genellikle yaşam süresiyle doğru orantılı olarak artmasıymış. Örneğin Thomas Hardy, Oscar Wilde?dan 40 yıl fazla yaşadığı için hem çağdaş şiir, hem de 20. yüzyıl edebiyatı üstünde son derece etkili olmuş.

Yazarın, yazılı dünyaya karşı duyduğu sevdanın nasıl başladığını anlattığı hikâye de çok hoş. 8 yaşında iken, babasıyla her yaz Indianapolis?teki eğlence parkına gider. Oradan uçan balon aldıran yazara babası, balonun ipini sıkı tutmasını, yoksa uçacağını söyler ancak çocukça merakına yenik düşen Elliot, ipi bir saniyeliğine bırakır ve balon uçar. Yeniden balon almayan babasıyla eve dönen yazar, ertesi gün ona ??-Sence balonum şimdi nerededir?-?? diye sorar. Babasının cevabı çok hoştur: ??-Hele bir düşünelim Elliot. Rüzgâr batıdan estiğine göre senin balonun şimdi Ohio üstünde olmalı-??. Elliot?ın ??-Ohio nerede?-?? diye sorması üzerine, babası kitaplıktan Dünya Ansiklopedisi?ni alıp oğluna Ohio?nun renkli haritasını gösterir ve Ohio ile ilgili her şeyi okur. Bu ritüel, ertesi sabah balonun Pennsylvania?da olduğunun tahmin edilmesi ile tekrar eder. Bu sayede, yazarda sözcüklere karşı büyük bir aşk başlar.

Çok hoşuma giden bazı bölümler şöyle:

?Bugün İngilizcede sürekli kullanılan birçok sözcük ve deyim Shakespeare?den hatıradır. Oxford İngilizce Sözlüğü?nde, Shakespeare?in İngilizceye yaklaşık üç bin yeni sözcük armağan ettiği belirtilir; kimi eleştirmenlerse bu sayının on bini hatta yirmi bini aştığını ileri sürer.?

?Jane Austen?ın yazdığı Aşk ve Gurur?un ilk adı aslında İlk İzlenimler, Sağduyu ve Duyarlık?ın ise Eleanor and Maryanne?dir.?

?Jane Austen?ın yayımlanan ilk romanı Sağduyu ve Duyarlık?ın ilk sayfasında ?Sağduyu ve Duyarlık, Bir Hanım? yazıyordu. Sonra yayımlanan Aşk ve Gurur?un ilk sayfasında da ?Aşk ve Gurur, Sağduyu ve Duyarlık?ın yazarından? diye yazılmıştı.?

?Oldukça acıklı bir hayat hikâyesi olan Edgar Allan Poe?nun kendisi de çok acı bir şekilde vefat etti. Hayatında hiçbir zaman tam bir başarı elde edemedi. Dokunduğu her şey tam anlamıyla felakete dönüştü. Ama bugün tüm dünyadaki insanlar, herhangi bir Amerikan yazarından çok Edgar Allan Poe?nun şiirlerini, öykülerini okuyor.?

Herkese gözüm kapalı tavsiye edeceğim bir kitap. Okurken çok zevk aldım, eminim siz de seveceksiniz!

Oscar Nasıl Wilde Oldu?

Elliot Engel

Çeviren: Zeynep Avcı

Sel Yayıncılık