?Roman nedir?? diye sorarsanız, kurmaca olaylardan oluşan edebi eser tanımıyla karşılanırsınız, ancak bazı gerçekler kurgu adı altında romanların altına gizlenmiştir. Leyleklerin Uçuşu da maalesef bu eserlerden birisi.

Kızıl Nehirler ve Taş Meclisi‘nden sonra yazarın üçüncü polisiye/gerilim romanı, ülkemizde oldukça ilgi görüyor. Jean-Christophe Grange’ın diğer romanlarında olduğu gibi, bu romanında da dünyayı geziyorsunuz. İsviçre’de başlayan serüven, Bulgaristan, Türkiye, İsrail, Güney Afrika, Belçika ve Hindistan’da devam ediyor. Akla hayale gelmeyen ancak bir bütün olarak akla yaklaşan müthiş bir kurgu içeriyor. Kara kıtanın tüm dünyaya nam salmış elmas madenlerini, gözleri kadimden beri oralarda olan Avrupalıları ve günümüzde de olduğu üzere yardım örgütleri adı altında üçüncü dünya ülkelerine yerleşen organ meraklılarının ilişkisini bu eserde göreceksiniz.

Sizden ücret istemeyen, durdurulmayan, sorgulanmayan, yılda 20.000 km mesafe kateden, müthiş kuryeler: Leylekler. Güney Afrika’dan yola çıkan, her sene aynı güzergâhtan geçen, aynı yuvalara konan bu efsaneler, kimi insanlar için bir mevsimin belirtisi olsa da uluslararası suç örgütleri için suç ortaklığı yapmaktadırlar.

Avrupalı kuşbilimci Max Böhm’ün uçuş güzergâhında, her şeyden habersiz kuşbilimcilerle organize ettiği bu yolculuk, 1991 yılında kuryelerin gelmemesiyle sekteye uğrar. Böhm, dostları Braesler ailesinin evlatlığı Louis Antioche’den ?her şeyden habersiz olan Louis? zincirin nerede koptuğunu öğrenmesini ister. Gerekli tüm lojistiği sağladığında ise, Louis tarafından, görülmemiş bir yöntemle, ölü bulunur. Louis için son derece sıradışı olan bu durum, onun ilgisini çeker ve yine de bu yolculuğa çıkmaya karar verir. Leyleklerin geçtiği güzergâhlara yaptığı seyahatlerde onu, cinayetler, farklı ilişkiler ve tehlikeler karşılar. Bu esnada olayların sıradan bir leylek göçü olmadığını anlayan Louis, Güney Afrika’daki elmas madenlerine ulaştığında gerçeklerin çok farklı olduğunu, Böhm’ün ailesiyle ne tür ilişkiler kurduğunu, Tek Dünya isimli yardım örgütünün asıl hedeflerini ve bu örgütle kendisinin bilmediği bağlantısını keşfeder.

Giderek acımasızlaşan dünyada, aslında hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını çok akıcı bir şekilde anlatan bu romanın en önemli yanı, dünyanın birçok yerinde meydana gelen olayları kopmadan ve pürüzsüz bir bütünlük içinde anlatmasıdır. Ayrıca Stephen King ve Dan Brown’un eserlerine ciddi bir alternatif oluşturmaktadır.

Kendi stilini oluşturan Jean-Christophe Grange’ın bu eserini okumaktan büyük keyif alacaksınız.

Leyleklerin Uçuşu (Le Vol des Cigognes)

Jean-Christophe Grange

Çeviren: Ali Cevat Akkoyunlu

Doğan Kitap