” ?Selva, uyan hayatım… Uyan girmek üzereyiz.?

Silkinerek açtı gözlerini Selva, ?Nereye??diye sordu Rafo?ya, mahmur mahmur.

?Sirkeci Garı’na.?

?Ne!?

Doğruldu, gözlerini kırpıştırdı, pencereden demir sütunlarını gördü istasyonun… O koku… Deniz ve yosunla örülmüş İstanbul?un kokusu… Tren usul usul duvağını sürüyen bir nazlı gelin gibi ilerliyordu istasyonda…”

Ayşe Kulin’in bütün kitapları birbirinden etkileyici. Nefes Nefese de benim bir solukta okuduğum ve etkisinden uzunca bir süre çıkamadığım kitaplardan. Bu kitapta tarihi olaylar büyük bir ustalıkla kurgulanmış ve bu da kitabın sürükleyici olmasını sağlamış.

İkinci Dünya Savaşı döneminde yaşanan bir öykü Nefes Nefese. Avrupa?yı kasıp kavuran ve tarihin en acımasız gerçeklerinden biri olan Nazizm?i, dönemin Türk diplomasisinin korumaya özen gösterdiği ince dengeyi ele alırken, bu tarihi planın ön yüzünde de Osmanlı vezirlerinden birinin kızıyla evlendiği Yahudi gencin aşkını ve kaçışını da denk getiriyor.

Kısaca yazarımız Ayşe Kulin’i tanıyalım: 1995 yılında Haldun Taner Öykü Ödülü’nü, 1996 yılında ise Sait Faik Hikâye Armağanı’nı kazandı. Veda adlı romanı Türkiye Yazarlar Birliği tarafından yılın romanı, Last Train to Istanbul European Council of Jewish Communities tarafından en iyi roman seçildi (2008). Birçok kez iletişim fakültelerinin, çeşitli okulların, kurumların, dergilerin ve derneklerin anketlere dayalı ödüllerini aldı.

“Rafo, Fazıl?ı uzatıyordu ona, pencereden annesine göstermesi için. Yüzündeki kırık ifadeyi silmeye çalışarak oğlunu aldı, kollarında havaya kaldırdı ve ancak o zaman fark etti, kalabalığın epey uzağında bembeyaz saçları ve elinde bastonuyla tek başına bekleyen yaşlı adamı. İlerde, dökme demir sütunlarının birine yaslanmış duruyordu, kıpırdamadan.”

Nefes Nefese

Ayşe Kulin

Everest Yayınları