Mutlu Ölüm, Camus?nün 1930?larda yazdığı, ancak ölümünden sonra basılan bir romanı.

Aslında kitabın içinde Camus?ye ait pek çok anı gizli. Cezayir?deki yoksul gençliği, 2 yıl evli kaldığı sevgilisi, limanda çalıştığı işi, hep kendi anılarıyla eşleşiyor. Bu açıdan otobiyografi özelliği de taşıyor. Üstelik Yabancı?da işlenmiş temanın başlangıcı da bu kitapta bir yerlerde saklı.

Romanın kahramanı Mersault, mutluluğun ve tekdüzeliğin anlamlarını arıyor sürekli. Arada geçen cümleler Camus?nün dehasını sürekli vurguluyor. ?Elimden gelse yaşamımı kendime değil, kendimi yaşamıma deney yapardım?  gibi düşünceleri kitabı canlı kılıyor.

Kitabın en başındaki çarpıcı cinayetle zaman, mutluluk ve para kavramları anlatılıyor. Bu kitabı okurken diğer romanların yolunu açan bir taslak olduğunu hissettim hep.

?Dünyanın karşısındaki ev?? diye adlandırdığı evde sürdürdüğü hayatta ise tabiatın enfes güzelliğinin getirdiği bin bir renkten yararlanıyor. Doğayı içinde hissetmeye çalışarak uyumu keşfediyor.

Bu romanın Camus?nün en çarpıcı romanı olmadığı kesin, ancak onu tanıyabilmek için mutlaka okunması gerekiyor.

Mutlu Ölüm

Albert Camus

Çeviren: Ramis Dara

Can Yayınları