“Her şey bir tutku nesnesi olabilir. Yemek yapmak bile.” diyordu, kitabın kapak tanıtımında. Bunu sanırım en iyi bilenlerdenim. Bu sebeple aldım, daha önce hiç okumadığım, Tahsin Yücel’in ilk romanını.

Yazarın bu romanından önce, çeşitli deneme ve öykü kitapları yayınlanmış. Ben sevdim. Tutkularla mecburiyetler arasındaki gelgitleri, çevre ve aile baskısını, hatta çoğu zaman en iyi arkadaşınızın bile size ne kadar uzak olduğunu çok iyi gözlemlemiş. Kurgu, akış profesyonelce tasarlanmış ve karakterler tam oturmuş. Ne bir eksik ne bir fazla. Akıcı ve tek solukta bitiyor.

Yemek yapma tutkusu, hayatını mahfeden Divitoğlu lakaplı bir gencin hikâyesini anlatıyor. Soylu bir aileden gelen, zeki, başarılı ve çalışkan bu genç, aslında maddi anlamda kendisine yardımcı olabilmesi için yemek yapmaya başlıyor. Ancak her geçen gün nerdeyse en iyi aşçılara taş çıkartacak cinsten yaptığı güzel yemekler , Divitoğlu’nu mutfaktan çıkamaz hale getiriyor. Başarılı bir hukuk öğrencisi olan ve ailesinin tüm imkânlarını bir gün yargıç olması umuduyla seferber ettiği bu genç adam, aşçı olmaya karar veriyor. Onu bu çıkmaza sürükleyen, en yakın arkadaşı zannetiği Selami oluyor. Romanda aynı zamanda iki yakın arkadaşın, farklı menfaatlerle hayatınızı nasıl çıkmaza sürüklediğini de görüyorsunuz. Bu kitabı okuduktan sonra, çevrenizi, kendinizi yeniden sorgulayacak, belki de taşları yerine oturtacaksınız.

Mutfak Çıkmazı

Tahsin Yücel

Can Yayınları