Yüreğinin Götürdüğü Yere Git adlı romanından sonra, insani duyguları güçlü bir roman yazarı ile karşılaştığıma emin oldum. Bunun üzerine de Luisito: Bir Sevgi Öyküsü adlı romanını okumaya karar verdim.

Susanna Tamaro, roman, öykü ve söyleşi tarzında yazılar yazan bir yazar olarak bilinse de benim gözümde o ?sevgiyi? yazabilen bir insan. İnsanların bir başka kişiyi veya bir hayvanı nasıl sevebildiğini ve gönül bağını ne kadar güzel oluşturduğunu tasvir edebilen bir yeteneği var.

Aslına bakarsanız, bir gazete kupüründen esinlenerek yazılmış olan Luisito: Bir Sevgi Öyküsü?nün çok da ilginç konu ve karakterleri yok. Kitap, emeklilik dönemini yaşayan, eşini kaybetmiş yalnız bir kadının, bir gün şans eseri bir papağanı bulması ile hayatının nasıl değiştiğini anlatmaktadır.

Yine de, Susanna Tamaro?nun şimdiye kadar okuduğum iki kitabında da roman kahramanlarının iç dünyalarını, korkularını ve sevinçlerini akıcı ve gerçekçi bir dille anlatması, her iki kitabını da bir solukta okumamı sağladı.

İnternetten Susanna Tamaro?nun hayatını araştırırken, 25 yaşında bir ölümcül hastalık geçirdiğini, yani ölüm ile şu veya bu şekilde burun buruna geldiğini öğrendim. Belki de sırf bu duyguyu yaşadığı için hem Luisito: Bir Sevgi Öyküsü kitabında hem de Yüreğinin Götürdüğü Yere Git?te hayatlarının son demlerini yaşayan ve aslında ölüme çok da uzak olmayan kahramanları seçmiştir. Kim bilir?

Luisito: Bir Sevgi Öyküsü

Susanna Tamaro

Çeviren: Eren Cendey

Can Yayınları