?LA? Olumsuzluk eki, başkaldırı serbestisi??

Bu cümle beni oldukça etkiledi ve kitabı alma sebeplerimden biri oldu. Nazan Bekiroğlu?nun okuduğum ilk kitabı bu.

Adem ve Havva?nın hikayesini anlatan oldukça ilginç bir kitap. Neden diye düşündüğümde de işte önsözdeki bu cümle verdi bana cevabı.

??değil mi ki tevhid kelimesi La ile başlar, bilinçli kabul kelimesi onun ardından gelir illalah??

Adem ve Havva?nın hikâyesinde hiç kuşkusuz o yasak elmadır dikkatleri çeken. Ve yasak elma bir başkaldırıdır. Bile bile şeytana uymadır. Yazar, hikâyeye en başından yaratılıştan itibaren başlayıp Havva?ya, oradan aşka ve şeytana geliyor, yasak elma ile de romanda ikinci bir devir başlatıyor. Bu geçiş öylesine sağlam, öylesine derinden etkileyici ki Adem?in cennetten kovuluşunu anlattığı satırlarda inceden bir sızı hissediyorsunuz. Birden Adem olup pişmanlık duygusu içinde kıvranıyorsunuz. Sonrasında ise Adem?in dünyadaki yalnız başına olan serüveni başlıyor. Havva?sına kavuşana kadar geçen kendini sorgulama, rabbinden af dilenme ve yepyeni mekânına alışma süreci? Daha sonra Havva?nın da dünyaya gelişiyle roman yepyeni bir bölüme doğru gidiyor. Habil ve Kabil?in dünya sahnesine çıkışıyla da romanın son bölümü başlıyor.

Adem ile Havva?nın o masum aşkı, cennetteyken yaşadıkları güzellikler, dünyada birlikte verdiği mücadele öylesine temiz ki gerçek bir masal onlarınki. Ama çocuklar olduktan sonra o büyü tamamıyla bozuluyor. Habil ile Kabil artık şu an yaşadığımız dünyanın ve düzenin taaa o zamanlar başladığını bize anlatıyor. Bu yeryüzünün ilk cinayeti ile başlıyor aslında her şey ve o zaman bugün yaşananlara şaşırmanın da bir anlamı kalmıyor.

Romanın sonu ise gerçek bir son. Hepimizin yaşayacağı son?

Nazan Bekiroğlu?nun kalemini inanılmaz değişik ve etkileyici buldum. Sürükleyici anlatımını severek okudum. Ancak en çok sevdiğim şey kitaptaki cennet tasvirleriydi. Cennet acaba nasıl bir yer diye herkes düşünür herkesin kafasında iyi kötü bir şeyler belirir mutlaka. Ama yazarda belirmiş olan cennet inanılmaz etkileyici. Bambaşka bir havaya sokuyor sizi satırlar.

Cenneti ve aslında tüm hikâyeyi yazmanın biraz da cesaret gerektiren bir şey olduğunu düşünüyorum. Dini anlamda belli hassasiyetleri olan bir konu. Ancak bu konuyu bu kadar güzel anlatıp hassasiyetlere de bu kadar özen gösterilmiş olması bence gerçek bir başarıdır.

Yazımın sonunda kitaptan en sevdiğim cümleleri paylaşmak istedim, şurası güzeldi burası harikaydı derken derken bu çokluk içinden seçemedim. Belki de en baştan almak gerekir diye düşünerek de bu satırları paylaşıyorum?

?? Ben kadınım, dedi Havva, ama bu benim sıfatım. Adımı henüz bilmiyorum. Sonra döndü Adem?e, aklına bir şey gelmişti. Sesi, bengisular gibiydi. Bana, dedi, bir isim ver, varlığım olsun. Durdu, aklından yeni bir şey geçti. Bana, dedi, sen isim ver, varlığım senin olsun. Bana öyle bir isim ver ki senin adının yanında dursun. Seni anan beni de ansın. Seni hatırlayan beni hatırlamadan olmasın. Bir ?ile? koy aramıza bizi birbirimize bağlasın??

Lâ: Sonsuzluk Hecesi

Nazan Bekiroğlu

Timaş Yayınları