Her şey kayıp bir montla başladı. Daha doğrusu sınıfta unutulan, ama sahibi bulunamayan bir montla? Birinci sınıfta on beş gündür asılı duran monta sahip çıkan olmayınca ısrarla öğrencilere sordum. Bir öğrenci koklayarak sahibini bulabileceğini söyledi, sınıfça güldük. Doğrusu sadece köpeklerin bu yeteneğe sahip olduğunu düşünürdüm. Sahibini bulup bulamadığını merak ediyorsanız kararsız kaldı. ?Galiba bu sınıftan kimsenin değil? dedi. Aslında mont bu sınıftan bir öğrencinindi, yeni alındığı için sadece bir defa giymişti ve üzerine kişiye ait koku sinmemişti.

Bu olayı akşam evde anlattığımda kızım odasına koştu, bir kitapla geri döndü. Patrick Süskind?in Koku adlı kitabı? Kitabı her zamanki gibi uykudan önce yatarken okudum. On beş gün kadar sürdü bitirmem. Her gece farklı bir macera, farklı bir merak uyandırdı. İnsan burnu bu kadar hassas olabilir miydi? Yoksa doğuştan var olan bu yeteneğimiz zamanla yok mu oluyordu.

Beklenmeyen sonları sevenler, ezber bozan insan psikolojilerini tercih edenler, bu kitap tam size göre. Kitabı okuduktan sonra parfümünüzü sıkarken duraksayabilirsiniz. Parfüm şişesine her el sürdüğünüzde ?Acaba ?? diyebilirsiniz. ?Acaba??

Koku

Patrick Süskind

Çeviren: Tevfik Turan

Can Yayınları