Sevgili Okuryatarlar,

Okuryatar  1 yaşına basmış bulunuyor. Bu demektir ki ben de neredeyse 1 yıldır düzenli okuyup, üstüne bir de yazıyorum. Açıkçası başta bu sıklıkta yazabilecek miyim emin değildim. Çünkü kitap okumayı  ayrı, yazı yazmayı ayrı sevmekle beraber, okuduklarını yorumlayabilmenin apayrı bir şey olduğu ortadaydı. Fakat yazdıkça o kadar güzel geri dönüşler aldım ki sanırım bunların etkisiyle de 17. yazımla okuryatardayım. 🙂

Bunu bir mektupla  yazıyorum.  Bunun iki sebebi var. Biri, kendini ifade etmenin heyecanlı süreçlerini barındıran en etkili aracın bana göre mektup oluşu. Çünkü sürecin her aşaması, yani gerek kalem, kâğıt, zarf ve gerekse içerikte kullanılan sözcükler, noktalama işaretlerinin seçiminin azami itinayla gerçekleşmesi. Ayrıca mektup yerine ne zaman ulaşacak, cevabı ne zaman ele geçecek ve neler yazılmış olacak. Tüm detaylar tatlı bir merak olmuştur hep. Belki bu duyguları birazcık hatırlayıp hatırlatmanın yanı sıra, ikinci olarak da çocukluktan gençliğe geçtiğim günlerde ilk kez okuma fırsatı bulmuş olduğum Kızlarıma Mektuplar kitabını seneler sonra tekrar okuma fırsatı bulup etkisinde kalmış olmam olabilir. Kitap uzunca bir zamandır kütüphanemde duruyordu, ta ki geçtiğimiz haftaya kadar. O nedenle kitabı şu anki duygularımla yorumlarken eski izlenimlerimi de düşünmeden edemiyorum.

Kızlarıma Mektuplar, adından da anlaşılacağı üzere, Emre Kongar?ın farklı ülkelerde okullarına devam eden ikiz kızları için yazdığı mektuplardan oluşuyor. Kendisinden uzakta olan kızları için tüm düşünceleri, endişeleri ve vereceği öğütler ayrı ayrı mektuplarda yerini almış. Aslında genelleme yapmak çok doğru olmasa da genelde babaların, anneler kadar  duygularını belli etmedikleri söylenir ve düşünülür. Ama burada bir babanın gerek kendi özeleştirisi gerekse kızlarının karşılaşabilecekleri olumlu, olumsuz her türlü duruma karşı vermek istediği tüm mesajları içeren bir kitapla, bu düşünceyi tamamen safdışı bırakmış görünüyor.

Okurken net anladım ki bir kitabı seneler sonra okumak adeta yeni bir kitap okumakla eşdeğermiş. Açıkçası tüm içeriği bir kenara, bu kitabın sırf bana mektup yazma keyfini hatırlatması bile okumama değdiğini hissetmeme sebep oldu. Tabii ayrıca okuryatar doğum günü kutlaması için de vesile oldu.

Yorumlarınızı bekliyorum. 🙂

Kızlarıma Mektuplar

Emre Kongar

Remzi Kitabevi