Kitabı görüp de ona dokunduğunuzda sihirli bir şeyler oluyor sanki; eliniz “Naftalinli dolaba” doğru uzanıyor ve çekmecelere gizlenmiş naftalin kokulu öykülerle şiirler bir bir çıkıyorlar saklandıkları yerden. Sihrin etkisiyle ayaklarınız yerden kesildiği halde bu şahane kitabı elinizden bırakmadan bir çırpıda okuyup bitiriyorsunuz. Sonra birden sihir kalkıyor ve uzun zamandan beri görmediğiniz ama çok sevdiğiniz birinin kısa süreli ziyaretinden sonra gerçekleşen ayrılışındaki gibi büyük bir hüzünle doluyorsunuz.

Çok samimi ve yalın bir dille yazılmış olan, bazen kısa, bazen kıpkısa öykülerle şiirler kendilerine has bir ritimle adeta dans ediyorlar sayfalar arasında. Siz de kendinizi o ritme kaptırıyorsunuz.

Kitabı bir gülümsemeyle okuduğumu fark ettim. “Portakal kokulu buz pateni yarışmalarını, doyamadığım dedemi, sırı dökülmüş aynamızı, kardeşimin el örgüsü kapüşonlu hırkasını, el emeği göz nuru mutluluklarla eteklerini savurarak geçen mutlulukları” hatırlayarak yeniden yaşadım.

Sayfa 58:

Aç gözlü insanlar aldı

Megafonlu suskunluğumu!

Verimi, suyu, tadı hep gözü kapalı

aç gözlü insanlar aldı.

Daha da olmadı şırıngayla çektiler kalanlarımı

ilik ilik.

Şemsiyemi de aldılar!

Sonra?

Sonra ne yağmurum kaldı, ne güneşim.”

Kışlık Kitap: Naftalinli Dolaptan Öyküler, yazar Ödül Evren Töngür’ün deyişiyle “Çocukluğumdan bugüne yaşadıklarım, yaşamadıklarım, dinlediklerim, özlediklerim, eklediklerim ve çıkarttıklarım”…

Keyif alarak okumanız dileğiyle.

Kışlık Kitap: Naftalinli Dolaptan Öyküler

Ödül Evren Töngür

İnova Kitapları