Gerçekçi, tarihsel bir çizelge, uzun bir kavga?

Satır aralarını hayal etmeye bayılıyorum? Bazen bir sayfayı, bazen de bir satırı defalarca okuduğum olmuştur. Yanlış anlamayın, anlamadığımdan değil iyice yerleştirmek için. Çok sade bir cümlenin mucizesiyle karşılaşma anıdır bu benim için. Her okuyan kendi duvarına çarpar? Yalan mı? Kişisel öncelik ve beğenilerimiz ekseni tamamlar. Ve yazarla el ele kurguyu yaparız? Bu yüzden filme çekilmiş ya da oyunlaştırılmış kitapları kendi hayalimle yarıştırmaktan hep hoşlanmışımdır.

Aslında prensip olarak bir filmi izlemeden mümkünse kitabını okumayı tercih ederim. Bu kez gafil avlandım. Önce filmi izledim? Açıkçası iyi bir yönetmenin vasat projesi duygusuyla çıktım. Söylenecek çok şey var ama önce kitabı okumam gerektiğini fark ettim. Belki de ben kareleri birleştiremedim. Kendime biraz kızıp doğru en sevdiğim yayınevine gittim. Huzurlu bir gezinti, aradığını hemen bulma duygusu? Evet, burada tamamen güvendeyim?

Düşünün ki bir sabah uyanmışsınız ama bir kavrama uyanmışsınız? Mesela öfkeye uyanmışsınız. Rüyalarınızda beslenen ve büyüyen bu duygu tüm gününüzü ele geçirmiş. Bir gün bile çok can alıcı olurken, bir hayatı bir duyguya teslim etmek oldukça enteresan.

Seniha kıskanmak kavramını çocukken öğrenmiş ve hayatını bu duygunun üzerine yerleştirmiştir. Hiç evlenmemiş, 40?ına dayanmış bir kız, kardeşi Halit 45 yaşını geçmiş ve karısı Mükerrem ondan yirmi yaş küçük. Beraber yaşadıkları evde Seniha ağlarını örmeye başlar ve bu öyle bir ağdır ki katman katman? Acaba tüm hayatını kaplayan bu kavram ağını ördükten sonra onu huzura kavuşturacak mı?

Kıskanmak? Seniha?nın yüreğinde ilk beliren, kendisini ilk duyuran ve hemen her gün daha fazla gelişip büyüyen his bu olmuştu. Halit?le aralarında sekiz yaş vardı ve onu kıskanmadığı bir zamanı hiç bilmiyordu. Hayatının en eski, en bulanık ve silik hatıraları arasında bile bu kıskançlık her şeye hükmeden bir yer tutuyordu. Hayal meyal hatırladığı zamanlarda da herkes kendisinin kara kuru, Halit?in ise sarı saçlı ve mavi gözlü olduklarına bakarak ?bu kız, o oğlan olmalıydı!? demişler, hep ağabeyini okşamışlardı. Bu okşayanlar, bu sözleri söyleyenler kimlerdi? Hemen hiçbirini hatırlamadığı halde söyledikleri sözleri ve o okşamaları hiç unutmuyordu. Çirkinlerin sevilmemeye ve güzeller için daima feda edilmeye mahkûm bulunduklarını Seniha pek küçük yaşından itibaren bilmiş, anlamıştı.

Yazar, bir dönemi anlatmaktaki ustalığını kahramanların ruhlarını anlatırken de kullanıyor. Sınıfsal farklılıkların keskinliği ve gücü hemen fark ediliyor. Ve sınıfsal farklılıklarına rağmen kahramanların ruhlarına inmekten çekinmiyor. Her birinin sosyal konumu, istekleri, yoksunlukları can alıcı biçimde dile getirilmiş. Ve bir süre sonra fark ediyoruz ki roman başlı başına negatif kahramanlar resmi geçiti. Rollerin süratle değiştiği, akıcı bir biçimde katmanların bizi içine aldığı bir hesaplaşmaya dâhil oluyoruz. Dünyada başkahramanı negatif olan nadir eserlerden biri Kıskanmak.

Önce mutlaka romanı okuyup filmini öyle izlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum? Sevgiler.

Kıskanmak

Nahid Sırrı Örik

Oğlak Yayınları