Karşı karşıya kaldığınız aşılması güç problemleri

mevcut düşünce yapınızla çözemezsiniz.

Çünkü bu problemler zaten mevcut düşünce yapınızın ürünleridir.

A. Einstein

Japon yazar Kenzaburo Oe, 1994 yılında kendisine Nobel Edebiyat Ödülünü kazandıran bu romanında; çocuğu beyin anomalisiyle doğan bir babanın, karanlıklara gömülen geleceğine sırtını dönerek geçmişiyle yüzleşmesini anlatıyor. 

Arzular ve vicdan çatışması ekseninde gelişen roman, Bird?ün yaşamının sadece üç gününde geçmekle birlikte, kendi varlığına yönelik bir tehdit olarak gördüğü özürlü çocuğundan ?kurtulma umudu? çerçevesinde sayısız sorular soruyor okura. Romanı tabaka tabaka kaldırdığımızda, babalık-annelik kavramları, evliliğin insan doğasına uygunluğu, arzular ve sorumluluk çatışmaları, yalnızlaşma-yabancılaşma, karar vermenin dayanılmaz ağırlığı, vicdanın içimizdeki toplum mu olduğu sorusu ve kürtaj etiği gibi münazara konularıyla karşılaşıyoruz. Cevaplar ise her bir okuyanın kendinde saklı.

?Yenildiğimi baştan bildiğim bir oyunu sürdürür gibiyim.? (s. 148) Oe, günümüzde yaşadığımız sahte bireysellik ve sahte özgürlük kavramlarını yüzümüze temiz, yalın ve sert sözcüklerle vurmakta. Bugün insanlık, bireyselliğin daha farkında, daha çok parası var, daha kolay seyahat edebiliyor, daha eğitimli. Peki, sınırları kendisi ya da başkaları tarafından çizilmiş özgürlüğüyle gerçekten barışık mı? Her zaman yolunun üzerinde bir handikap, sorumluluğunu taşıdığı birileri, tamamlanması gereken hizmet süresi,  erişilmesi gereken bir hedef, ödenecek bir borcu var. Bu engeller, bir gün başlayacağını sandığımız hayatımızın tamamı aslında. Engelli bir çocuk metaforu ile kendimiz için ürettiğimiz bahanelerle yüzleşme dehşeti kişisel bir sorun olmaktan çıkıp toplumsal bir boyuta taşınıyor.

?Öğrencilerin kafası ayrıntı bilgilerle fazlaca dolu olduğundan, üzerinde düşündükleri şeyin  bütünselliğini kavramaları gerektiğinde ne yapacaklarını  bilemez  hale  geliyorlardı. O yüzden Bird?ün işi metnin bütünselliğini kavratmaya çalışmaktı. Fakat Bird, derslerinin üniversite giriş sınavlarında yararlı olup olmadığından emin değildi.? (s. 93). Mesleği konusunda bilinçli ve duyarlı olduğunu bu paragraftan anladığımız Bird?ün hayat okulunda ezberinin bozulduğunu görüyoruz. Çünkü okullar hayata değil, sınavlara hazırlıyor.

Tıpkı romanın baş karakteri Bird gibi kendisi de zihinsel özürlü bir çocuk babası olan Kenzaburo Oe, son sayfaya kadar çaresizlik çemberini çözümlemiyor.  Bird kadar olmasa da benzeri bir bunalımdan geçen yazar, 1963?de doğan çocuğunun ölmesini istemez ancak karısı ile birlikte, bebeğin yaşayıp yaşamaması konusunda karar verirken zorlanırlar. Daha sonra oğullarına verdikleri emeğin sonucunda konuşması bile mucize olarak görülen Hikari, yedi yaşına bastığında besteler yapmaya başlar. 20 yaşına geldiğinde ilk CD?sini piyasaya çıkarır. Bugün 47 yaşında olan Hikari, hâlâ konuşamıyor ancak Japonya?nın önemli bestecilerinden biri olarak tanınmakta.

Kişisel Bir Sorun

Kenzaburo Oe

Çeviren: H. Can Erkin

Can Yayınları