Kırmızı Pazartesi, ?işleneceğini herkesin bildiği bir cinayetin öyküsüdür?. Romanın daha ilk satırlarında yazar bunu açıklar. Konunun çıkış noktasını, gelişimini ve sonucu baştan okuyucuya söyler. Ben böyle cesurca romanlara ve yazarlara ayrı bir saygı duymuşumdur. Çünkü kitabın başında yazar der ki: ?Ey okuyucu sana her şeyi en başta söylüyorum, fakat öyküyü öyle bir üslupla ve sürükleyicilikle anlatacağım ki sn her şeyi bilmene rağmen yine de merakla, ilgiyle takip edeceksin beni?.

Gerçekten de böylesi sağlam bir üsluba ve sürükleyiciliğe sahiptir Kırmızı Pazartesi. Hani bazı kitaplar vardır; kısadır, ama size vurup gider ve bir saatte, belki de tamamını okutturur size. İşte tam da böyle bir romandır Kırmızı Pazartesi.

Kitabın Konusu

Kırmızı Pazartesi aslında kanlı bir pazartesidir. 21 yaşını henüz bitirmiş Santiago Nasar?ın Pedro ve Pablo Vicario kardeşlerce katlini anlatır roman. Cinayet, adi bir cinayet mahiyetinde olmakla birlikte, aslında bir töre ya da namus cinayetidir. Konuyu daha da vahimleştiren ise tüm kasabanın işleneceğini bildiği bu cinayete karşı çıkmak bir yana seyirci kalmasıdır.

Anlayacağınız Türkiye?de yaşayan bireyler olarak konu bize çok uzak değil. Yalnız bir farkla; bizde genellikle namus cinayetine kadınlar kurban giderler, Kolombiya?da ise namusa kasteden erkek öldürülüyor. Çok ilginç değil mi? Eğer Kırmızı Pazartesi?yi bir Türk yazar kaleme alsaydı Angela Vicario?nun namusunu elinden alan Santiago Nasar?ın değil, bizzat Angela Vicario?nun katlini okuyacaktık.

Anlatım Tekniği

Romanda anlatılan, aslında oldukça kısa bir zaman dilimi. Özetle okuduğumuz gece, düğünde Santiago?nun yaşadıkları ve 05.30?da yatağından kalkıp 07.00 gibi öldürülmesine kadar geçen süredir. Bu kısa zaman dilimi içinde kurgunun en önemli özelliği ve sürükleyiciliğin temel kaynağı, olayın onlarca farklı karakterin gözünden anlatılmasıdır. Okur, Santiago Nasar?ın farklı zaman dilimlerindeki hâlini ve psikolojisini, kasabadaki hemen hemen herkesin bakış açısı ile analiz etme şansına sahip oluyor. Tabii burada sadece kurbanın değil, katillerin psikolojisi de farklı noktalardan detaylıca aktarılıyor. Bu kurgu ve anlatım tekniği de okuru sürüklüyor, önüne ve arkasına bakmadan her şeyi hızlıca okuma isteği uyandırıyor.

Kitaptan Sahneler

Ben bir kitabı okuyup bitirdiğimde, o kitabın kapağını kapar ve beni en çok etkileyen sahneleri bir bir gözümün önünden geçiririm. Bu sahnelerden bir ya da iki tanesi ise hayatım boyunca bana eşlik eder.

Kırmızı Pazartesi?de ise bana hayatım boyunca eşlik edecek sahne, kitabın sonundaki cinayet sahnesi oldu. Kasap Vicario kardeşlerin kâğıda sardıkları kalın bıçakları ile önce Santiago?nun sağ elini delmeleri, ardından böğrüne yüklenmeleri, Santiago?nun bitişik evdeki Lanaoların salonuna salkım saçak iç organlarını elleriyle tutarak dalması, gerçekten unutulmaz sahnelerdi.

Son Söz

Eğer kısa, vurucu ve keyifli bir roman okumak isterseniz Kırmızı Pazartesi tam size göre. Üstelik okuyacağınız cinayet öyküsü yalnızca iki insanın değil, tüm bir kasaba halkının işlediği cinayet. Santiago Nasar?ın romanın sonunda Wene Hala?sına söylediği gibi, ?Beni öldürdüler!? diyen bir adamın dramı.

Kırmızı Pazartesi

Gabriel Garcia Marquez

Çeviren: İnci Kut

Can Yayınları