?En kısa hikâye parçasına an denir.

Bazı anlar bütün yaşamımızı belirler.

?Bütün yaşamımız? dediğimiz de o birkaç ana bakar aslında?

Bu yüzden yıllar sonra en çok hatırladıklarımız anlardır.

Gerisi bulanıktır. Geçmişi anlar berraklaştırır.?

M. Mungan

Yolda kalmış öyküler benimkiler. Anlatmak istediklerim kaleme dökülürken yolunu kaybediyor çünkü. Eksik kalıyorlar, yolu tamamlayamıyorlar, bir sonuca bağlanamıyorlar, sanki bir sonuca bağlamak çok da önemliymiş gibi.

Başlangıcı belli mi derseniz ona da yarım bir yanıtım var. Oysa hepsi kendi içinde bütün bir öykü anlatıyor gibi. Belki başı sonu yok, ama yine de noktadan sonra aslında anlatmaya devam eden öykülerim var benim, büyük harfle başlayan ilk kelimeden evvel.

Zaten Murathan Mungan?ın da söylediği gibi anlar değil mi önemli olan? Bir kelime, bir cümle, yarım sayfa bir yazı bile yetmez mi duyguları anlatmaya, aktarmaya, yeni öyküler oluşturmaya, bütün ve etkileyici.

Kendi yolumun yanlış olduğunu düşünürken okudum Kibrit Çöpleri?ni. Birbirinden bağımsız, nicel olarak kısa belki ama çok büyük şeyler anlatan öyküler zihnimin duvarlarını yıktı, önemli olan anlatacak anların olmasıymış zihinde ve o anlara can suyu vermekmiş kıpkısa kalacak da olsalar.

Beyoğlu?nda eski bir muhallebici aratacak ya da pencerenin önünden geçen birini tanıma isteği uyandıracak bir an? Murathan Mungan anları önemsiyor, öykünün özünü sunuyor, yolda kalmıyor hiçbir şey, tamamlanmanın huzuru içinde öyküler. Kısa öykülerin de bir evveli ve ezeli var, bunu bana Kibrit Çöpleri öğretiyor. Bir kibrit çakımı her şeyi değiştirebiliyor, ama ateş ama duman.

Kibrit Çöpleri

Murathan Mungan

Metis Yayınları