“Ayakları / Kapı önü / Gezi’den önce

Ölümü / Mermi kapsülü / Gezi’den sonra

Ne söylesem / Onun için- / Şiir yetimi”[1]

Şu satırlarda buluşuyorsak belli ki hepimiz okuyup okuyup kâh yatan kâh yatamayanız; uzun lafın kısası okuruz. Ama bazılarımız farklı bir okur grubuna giriyor; “çocuk okur” diyorum buna. Yüreğine dokunan kitaba eriştiğinde şen bir ruh haline bürünen, etraf ne der, düşünmeden kitabı göğsüne bastırıp üstüne üstlük utanmadan kitabın kapağını, sayfalarını öpen insanlar var aramızda. Kendilerini hemen belli ederler; o kitaba verilen emek gözlerini yaşartır, sevgilinin göğsünü koklar gibi burunlarını sokarlar sayfaların arasına… Evet, ben de kimi zaman bu “çocuk okur”lardan biri oluveriyorum. Kedi Şiirleri Antolojisi (Hazırlayan Saime Akat, Yasakmeyve, 2014) elime geçtiğinde bunu kabullendim – ama gerçekten de güzel kokuyor bu minik kitap. Başta Saime Akat olmak üzere, kitabın mutfağında çorbaya tuz katmış her dosta teşekkürler; elinize, emeğinize sağlık.

Çok insan bilmez -ama bir umut- bilen de az değildir: Kedi şiirdir, şiir kedidir.

Kedi kendini vermez herkese. Korkakları, korkusundan hınca bürünenleri hemen tanır, yanaşmaz. Gözlerinde bir evren saklıdır kedinin, ama bu derinliği kavrayamayacak olana bakmaz. Mutluluk aramaz kedi, mutsuzluktan sakınmaz; kendi benliğini taşıyabilen ruhlara yaklaşır. Yük, ister ağır olsun ister hafif. Kedinin yüreği kantara gelmez.

Şiir açmaz kendini herkese. Okurundan cesaret ister: Şimdi aynayı sana tutuyorum, bakabilecek misin? Çoğu insan bakamaz, çoğu insan şiirden bu yüzden bir şey anlamaz. Onaylar jestlerle, sözde duygusal bildirimlerle ıskalar şiiri. Oysa aslında şiir ona kapı açamamıştır. Şiir kantarını seçer. Her kucağa gitmez, dize dediğin her dile düşmez. Seçicidir şiir.

Seçicidir kedi.

“ (…)

Su başında durmuşuz,

Çınar, ben, kedi, güneş, bir de ömrümüz.

Suda suretimiz çıkıyor,

Çınarın, benim, kedinin, güneşin, bir de ömrümüzün.

(…)”[2]

Ve bu satırları noktalamadan: Bana sorarsanız, tüm şairler bir zaman kediydi. Kuşun, kelebeğin peşinde koşma sevdasından geliyor olsa gerek bu dize, bu uçurum düşkünlüğü.

Bast, bizi dizelerimize bağışlasın…

Kedi Şiirleri Antolojisi

Hazırlayan: Saime Akat

Yasakmeyve


[1] Ahmet Ada’nın “Kedim” şiirinden.

[2] Nâzım Hikmet’in “Masalların Masalı” şiirinden.