Kapalıçarşı Cinayeti, Esra Türkekul’un ilk romanı. Üstelik benim sevdiğim türde, polisiye.

Kahramanımız Berna, kendisi anlatıyor olanları. Berna, bize dayatılan her şeye inat şişman, depresif, kaygılı, takıntılı, boşanmış bir kadın. Gerçek bir kadın. Derdini çok iyi anlatıyor, mizahi tarafı da güçlü. Kahkaha attığım anlar oldu.

Kitabın ortasına geldiğimde “Bu da bitecek” hüznü basmaya başladı; o kadar sevdim, o kadar sardı beni.

Kapalıçarşı, cinayet için çok iyi bir mekân. Gittiyseniz hatırlarsınız, kalabalığın örttüğü kadim hüznü. Öldürülen adamın sevilesi bir tip olmaması da çok hoşuma gitti. Yine ters köşe yaptı yazar.

Görüşlerine çok değer verdiğim Sevin Okyay’ın arka kapaktaki sözleri de etkili olmadı değil: “Kapalıçarşı Cinayeti, özellikle bir ilk kitap için çok başarılı”. Sevin Okyay müjdeyi de veriyor, devamı geliyormuş. Heyecanla bekliyorum.

Kapalıçarşı Cinayeti

Esra Türkekul

Esen Kitap