Charlotte Brontë, İngiliz edebiyatının en önemli kadın yazarlarından birisidir. Önemli eserleriyle edebiyat dünyasında yer edinmiş olan 3 kardeşin (Charlotte Brontë, Emily Brontë, Anne Brontë) de en büyüğüdür. Brontë maalesef çok genç yaşta, 38 yaşında hayata veda etmiştir. Arkasında bıraktığı güzel eserleriyle de adını çağımıza kadar yaşatmayı başarmıştır.

Brontë deyince akla “Jane Eyre” adlı romanı geliyor. Kaç yıl öncesiydi bilmiyorum. Kendimi yine Ankara’daki her hafta gittiğim kütüphanede bulmuştum. Sonra raflardan birinde Jane Eyre’e rastladım. Kitabın kapağındaki kadın beni geçmişe götürecekti. O en çok yaşamak istediğim dönemlere. Kadınların kabarık elbiseler giydiği, teknolojinin insanları ele geçirmediği yıllara. Belki de kitabın asıl kahramanının bir kadın olması etkilemişti beni. Güçlüklere göğüs geren, azimli, âşık bir kadın…

Jane Eyre ismini çok sevmiştim bir kere. Bir kadın kahramanın adı ancak bu kadar güzel olabilirdi. Jane Austen’in Emması’nı nasıl sevdiysem Brontë ‘nin Jane Eyresi’ni de o kadar sevmiştim. Gelgelelim Jane’ in hayatına… Jane zor bir hayat yaşamıştı. Öksüz, zayıf bir çocukken yengesi tarafından yatılı bir okula verilmişti. Burada kendisini çok sevdiren Jane, yeni şeyler öğrenmeye, kendini geliştirmeye hevesli bir genç kız olmuştu artık. Mezun olduktan sonra Thorfield Konağı’nda mürebbiyelik yapmaya başladı ve tesadüfen çıktığı kır gezisinde evin beyi Bay Rochester ile karşılaştı. Zamanla arkadaşlıkları aşka dönüşen Rochester ve Jane evlenmeye karar verdiler. Evlenecekleri gün ise bir adam ortaya çıkarak Bay Rochester’ın kendi kız kardeşi ile evli olduğunu, bu düğünün olamayacağını söyledi. Bay Rochester evliydi ve karısı akıl hastası olduğu için konağın çatı katındaki kilitli odada kalıyordu. Bay Rochester’in evli olduğu gerçeğini öğrenen Jane yıkılmıştı ve konağı terk edip başka bir yerde yaşamaya başladı.

Bir gece yarısı Jane ıstıraplı bir sesin kendisine seslendiğini duydu, fakat dışarıya çıktığında kimseyi göremedi. Bu sesin Rochester’a ait olduğuna emin olan Jane, Bay Rochester’ı görmek için yola çıktı. Kasabaya ulaştığında konağın yandığını, yangın sırasında Bay Rochester’ın karısının öldüğünü ve kendisinin de karısını kurtarmaya çalışırken ağır yaralandığını öğrendi. Yangında gözleri kör olan ve bir elini kaybeden Bay Rochester ile karşılaşan Jane’in aşkı üstün geldi. Jane ve Bay Rochester evlendiler, çocukları oldu ve mutlu bir şekilde hayatlarına devam ettiler…

Keyifli okumalar 🙂

Jane Eyre

Charlotte Bronte