Bazı kitaplar için yazılacak pek bir şey olmuyor. Çünkü alıp okumanız, tüm bedeninizde onu hissetmeniz gerekiyor. Anlamını yavaş yavaş çıkarıyorsunuz. Bir daha, bir daha okumak istiyorsunuz. İşte Deniz, Maria da böyle kitaplardan biri. Birbirinden güzel öykülerle dolu kitap iki bölümden oluşuyor. İlk bölümü ?Öyküler?, ikinci bölümü ise ?Çok Kısa Öyküler?.

?Ben, minimal öykülerimde, her şeyden önce ‘olay’ı önemsiyorum. Ama benim ‘olay’larım, gözümün gördüğü olaylar değil. Çünkü ben, kendini bir tanık yazar görenlerden değilim. Olayları, gözlerimi kapadığımda daha iyi görüyorum. Yıllar önce söylediğim gibi, düş ile gerçek koşut gidiyor yazdıklarımda. Peki niçin minimal, diye sorulacak olursa, yalınlığa, daha çok yalınlığa, artık hiçbir fazlalığı içinde barındırmayan yapıya ulaşmak için diyebilirim…? diyen yazar,  çarpıcı ?Çok Kısa Öyküler?i hakkında bilgilendiriyor bizleri.

Çok kısa öykülerinden bir örnek:

HAYALHANE

– Niçin kaybolmuş fotoğrafları arıyorsun. Elinde bir makinen var. Görüyorum. Yeni fotoğraflar çeksene. Hatta kaybolan fotoğrafları.

– Ama onlar hayallerimdi.

Keyif alarak okumanızı dilerim.

İşte Deniz, Maria

Ferit Edgü

Can Yayınları