Fotoğrafını hemen hepimizin bildiği, arkasında siyah puntolarla “Director” yani “Yönetmen” yazan, bezden yapılmış açılır kapanır sandalyeye oturduğunuzu farz edin. Arkanıza yaslanıp yıllar önceki İstanbul ile bugünkü İstanbul’u seyredin. İzlerken sahnelerdeki kırmızılı ayrıntılara da özellikle dikkat edin.

Ünlü yönetmen Ferzan Özpetek İstanbul Kırmızısı romanında okurlarını kendi koltuğunda ağırlıyor. Çocukluğundaki evine misafir edip yaşantısını bugünkü bakışıyla harmanlayarak aktarıyor. En kıyıda köşede kalmış detayları dahi muhteşem betimlemelerle gözler önüne seriyor. Romanda altı kırmızı kalemle çizilesi cümleler akıyor. Evet, roman tıpkı bir film gibi görsel şölen tadında akıyor.

Meslek hayatına İtalya’da başlayan ve pek çok başarının pırıltısıyla sürdüren Türk yönetmen, içeriden bakışı da Avrupa gözlüklerinden görülenleri de oldukça isabetli tespitlerde bulunarak yansıtıyor.

Tüm bunların yanı sıra sanattaki güncel gerilimleri ve buna bağlı toplumsal gelişmeleri de şehrin dokusuna yedirerek aktarıyor.

İstanbul Kırmızısı uluslararası sanat camiasında da kendini birçok kez ispatlamış Türk yönetmen Özpetek’in kamerasındaki öznel mercekten gördüklerini etkileyici biçemde anlattığı sıcak, samimi, hareketli ve akışkan bir roman. Aynı anda hem renkli bir roman okumak hem de güzel bir film izlemek için İstanbul Kırmızısı‘nı başucunuza yerleştirmelisiniz.

İstanbul Kırmızısı

Ferzan Özpetek

Can Yayınları