Küçük bir dükkân, ailesinden kalan bu dükkânı işleten Mösyö Tuvache ve ailesi? Böyle bakıldığında anormal bir durum yok gibi görünüyor. Ama dükkânın kapısından içeri girdiğinizde görüyorsunuz ki bu dükkân bildiğimiz dükkânlardan değil; çünkü bu dükkânda ölüm satılıyor. Rafları zehirli elmalar, siyanürlü şekerler, öldürücü hayvanlar, düğümlenmiş ipler ve daha birçok intihar etmeye yardım edecek malzeme süslüyor.

Tuvache ailesi beş kişilik bir aile. Mösyö Tuvache ve Madam Tuvache, üst katında yaşadıkları kiliseden bozma dükkânlarında satacakları malzemeleri bizzat kendileri hazırlıyor. Büyük oğulları Vincent, daimi migren ağrıları geçiren bir ergen. Bütün gün odasına kapanarak insanların intihar etmekte kullanacakları ilginç icatlar geliştiriyor, iki yanında dinamit olan kafaya takılan bir başlık gibi? Kızları Marilyn ise kendini çirkin bulan, bu yüzden de hayatından hiç memnun olmayan, sürekli somurtan genç bir kız. Küçük oğulları Alan?a gelince? Alan ailenin yüz karası. Hayat dolu, sürekli gülümseyen, müşterileri uğurlarken ?Yine bekleriz!? diyen, şarkılar söyleyen bir çocuk.

Tuvacheler intihar işini o kadar ciddiye alıyorlar ki çocuklarının isimlerini intihar ederek hayatlarına son vermiş Vincent Van Gogh, Marilyn Monroe ve Alan Turing?den esinlenerek koyuyorlar. Ayrıca dükkânın ömrünü sonsuz kılmak, müşterilere asırlarca hizmet verebilmek adına intihar etmemeye yeminliler. Yaptıkları işe bu kadar bağlı bir hayat süren ailenin en büyük hayal kırıklığı ise Alan. Zira Alan dükkânda yalnız kaldığında keskin usturaları körleştiriyor, arsenikli şekerleri normal şekerlerle değiştiriyor, intihar iplerini yıpratıyor. Her ne kadar anne ve baba Alan?a bu yaptıkları için kızsa da büyüdükçe onlar gibi olacağını, ölümden zevk alacağını, hayatı anlamsız ve gereksiz bulacağını düşünerek susuyor.

İntihar dükkânında işler tıkırında gitmekteyken sabırları taşıran yine Alan oluyor. Damarına enjekte ettikleri zehirle isteyen müşterilere Ölüm Öpücüğü ?The Death Kiss? sunan Marilyn?in müşterileri öpüldükten sonraki günlerde de gelmeye başlayınca şüphelenen Mösyö Tuvache, Alan?ı biraz sıkıştırınca şırıngada aslında zehir değil de şekerli su olduğunu öğrenince çıldırıyor. Adam olması ve biraz olsun kendilerine benzemesi için de Alan?ı hükümet için çalışan intihar komandolarının yanına eğitime gönderiyor. Alan?ın gidişi aileyi hiç beklemedikleri bir şekilde etkiliyor. Evdeki herkes dönüşüm geçirerek yavaş yavaş Alan?laşıyor.

Bir kitap dergisinde yorumunu okuyup satın aldığım bu kitabın bu kadar güzel olacağını tahmin etmemiştim. Kitabın dili çok akıcı, bölümler çok uzun değil, okuyucuyu sıkmıyor. Çevirmen dilimize çok ustaca aktarabilmiş eseri; öyle ki Alan?ın peltek konuşmaları bile çok başarıyla verilmiş. Kitabın sayfaları arasında dolaşmaya başladıkça hayal gücünüzle birlikte seyahate çıkıyorsunuz. Betimlemeler öylesine başarılı ki kendinizi Tuvachelerin dükkânında dolaşırken bulmanız işten bile değil? Kitabı okuyacaklara bir de müjde, önümüzdeki dönemde beyaz perdeye aktarılmak üzere çalışmalara başlanmış bile. Keyifle okumanın yanı sıra güzel bir görsel şölen de yaşayacağız kısa zamanda?

İntihar Dükkânı

Jean Teulé

Çeviren: İsmail Yerguz

Sel Yayıncılık