İnsan Sarrafı, tozlu raflardan çıkan, neredeyse on yıl önce basılmış bir kitap aslında. Milliyet gazetesi bir zamanlar gazete eki olarak vermiş sanıyorum. Benim elime geçmesi de tamamen tesadüf eseri oldu. İşyerinde, bozulan bilgisayarın boşluğunu kitaplar ile doldurmaya başladığımda elime geçti. Gözlerim şişse, uykularım beni tatlı tatlı çağırsa da bitirmeden yatmayacağım dedirten cinsten. Toplamda bir günde bitirdim!

İnsan Sarrafı, genel olarak ölüm sonrasında insandan arta kalanları araştıran bir doktorun icadını anlatmakta. İkinci Dünya Savaşı?nda cephede tanışan ve iki iyi arkadaş olan İngiliz doktorla Fransız araştırmacının kısa ve çarpıcı öyküsü. Fransız kahramanın yolunun Londra?ya düşmesi, cephedeki arkadaşını bulması ve arkadaşının hastanede yaptığı deneylere bir şekilde dahil olması ile gelişen olaylar dizisini okurken, çoğu zaman durup hayatla ilgili düşüncelere dalabilirsiniz. Öldükten sonra bile dünyada kendimizden bir ışık huzmesi bırakabilmek mümkün mü? Ruh var mı? Öldüğümüzde neler oluyor? Bu soruların cevaplarını arayan yazar, bu fantastik öyküsünde kendince ölümsüzlüğün yolunu bulmakta.

Hem kısa, hem de sade bir dille anlatılmış (çevirisi yapılmış) olmasına rağmen içeriği çok zengin bir kitap. Bir çeşit itiraf ya da anı niteliğinde yazılan bu öyküyü okuduktan sonra, bir süre hayatın anlamı ve ölümle ilgili düşünceler peşinizi bırakmayabilir. Şahsen, hayatın bu koşturmacası içinde durup yolun sonuna dair düşüncelere kendimi bırakmak, hayata daha bir sarılmama yardımcı oldu. Fantastik edebiyat sevenlere duyurulur?

İnsan Sarrafı

Andre Maurois (Asıl adı Emile Herzog imiş.)

Çeviren: Ali Avni Öneş

Milliyet Yayınları