Başyapıt ne demektir?

Bir eser nasıl çağlar üzeri olabilir?

Evrensellik zamandan bağımsız mıdır?

2.800 yıl boyunca güncellik korunabilir mi?

?Söyle, Tanrıça, Peleusoğlu Akhilleus?un öfkesini söyle.?

Yukarıdaki dizeyle başlar ölümsüz İlyada destanı. Çağdaş kitap anketlerinde adı hep ilk sıralardadır: Yüzyılın İlk Yüz Kitabı, En Çok Okunan Elli Başyapıt, Tüm Dillere Çevrilen Edebi Harikalardan Bir Seçki, Dünya?da En Çok Bilinen Otuz Edebi Eser gibi birçok ciddi veya önemsiz listede yer alır.

Neden, ayrıntılarını akılda tutmanın imkânsız olduğu, insan, tanrı, yarı tanrı ve mitolojik yaratıkların cirit attığı, binlerce ismin ve olayın karmaşasına boğulmuş uzun bir şiir, hem de ölmüş olan bir dilde söylenegelmiş iken bu kadar popüler ve vazgeçilmez olur?

Çok eski tarihlerden bu yana cevabı merak edilen fakat kendisi hiç eskimeyen bir muammadır: Homeros adı bir şahısa mı, yoksa Klasik Çağ öncesi destanlar çemberini aynı vezin ölçüsünde ve aynı üslupta okuyan gezgin ozanlardan oluşan bir gruba mı aittir? Belli ki bu konuda tartışmaya devam edecek olan tarihçi ve edebiyatçılar net bir yanıta hiçbir zaman ulaşamayacaklar. Ancak romantik Homerosçular, ozanın ?Melesigenes? yani ?Meles?ten doğma? sıfatıyla anılan, İzmirli kör ve bilge bir rapsod (gezgin ozan-anlatıcı) olduğuna inanmayı tercih ederler. Benim de olmasını istediğim ve inandığım cevap budur. İşte bu ayrıntı yukarıdaki soruların tümünün cevabını içinde gizler. Homeros Melesigenes?tir, yani İzmirlidir, yani İyonyalıdır.

Göklerine ışıklar yağan İyonya?da yaşam bugün olduğu gibi geçmişte de dışarıda geçerdi. Ve insana ait her durum dışarıda, iç içe yaşanırdı. Ozan, Kıta Yunanistan?ından Troya kıyılarına yağmaya gelen kavimlerin uzun yıllara yayılan akınlarını, böylesi insan merkezli epik bir anlatıma oturtmuştur. Acı, korku, sevinç, gurur gibi duygular, cesaret, ağırbaşlılık, dürüstlük, bilgelik gibi erdemler, korkaklık, kaypaklık, yalancılık gibi hor görülen hasletler destanın akışı içerisinde hiç ayrım gözetilmeksizin ana kahramanlara birer birer giydirilir. İlk sahnelerde Krallar kralı Agamemnon?un otağında kükreyen Akhilleus, biraz sonra annesinin yanında ağlayıp sızlayan küçücük zayıf bir oğlan çocuğuna dönüşür. Paris Aleksandros?u akıl tutulmasına uğratan büyük aşk, rakibinin önünde yiğitlik sınavı vereceği vakit tuzla buz olur. Troya?nın direği olan ölümsüz Hektor, karşı konulmaz ölüm korkusuna rağmen Akhilleus?un karşısına dirayetle çıkar, ancak çatışmanın daha başında insan olmanın gereğini yerine getirerek korkusuna yenilir ve kaçmaya başlar.

Bizler görürüz ki, çok eskilerde daha hayal gücüne gem vurulmamış efsaneler çağında bile insan hep insandır. Acılar hep aynı acılardır, korkular hep aynı şekilde yaşanır, sevgi, ölüm, tutku, hep vardır ve var olacaktır. Görürüz ki Homeros daha ilk adımda anlatım gücünün zirvesine ulaşmış, kendisinden sonra gelecek olan anlatıcılara aşılması güç, yüksek bir çıta bırakmıştır. İki bin sekiz yüz yıl boyunca sanatın her alanına yön ve esin vermiş, bilim terminolojisine sızmış, felsefi kavramlara bu denli nüfuz etmiş başka bir metin yoktur. İlyada, çağlara yayılan dinleyici-okur kitlesinin büyüklüğü ile değerlendirildiğinde bir başyapıttır. Her dem okunan bir eser olarak çağlar üzeridir, anlatımının ortak insani değerlere yaptığı sağlam göndermelerden ötürü evrensel ve günceldir. İzmirli ozan kendi satırlarında da dediği gibi, ölmez bir ün bırakmıştır ardında.

Siz, tarihçilerin, ?İsa?dan Önce bin iki yüzlerde büyük toplumsal hareketler olmuş, kıtlık, açlık, Ege Denizi?nin iki yanında savaş ve acıları beraberinde getirmiştir.? dediklerine sakın inanmayın, Troya, Paris?in Helena?ya olan ölümsüz aşkı yüzünden yıkılmış, Olimpos Tanrılarının insani hırsları savaşın kaderini belirlemiştir. Ve dünya durdukça, Homeros?u okumaya devam edecek olan nesillerin yürekleri son dizelerin bitiminde burkulmaya devam edecektir.

?İşte böyle yapıldı atları iyi süren Hektor?un cenaze töreni.?

Orijinal dilinden sonra dünyanın en iyi İlyada çeviri-yorumunu bize sundukları için Azra Erhat ve A. Kadir?i burada minnetle anmak istiyorum, huzur içinde yatsınlar.

İlyada

Homeros

Çeviren: Azra Erhat, A. Kadir

Can Yayınları