Kitabın hedef kitlesi, ilkokula başlayan küçük okuyuculardan, felsefe dersini daha iyi kavramak isteyen lise gençlerine; evde çocuklarıyla felsefe sohbeti yapmak isteyen ebeveynlerden “çocuklar için felsefe” sınıfına hikâye arayan kolaylaştırıcılara dek uzanıyor.

Felsefe derslerinin sıkıcı sınıf içi sunumlarından verim alamayan nesiller daha akıcı ve eğlenceli bir felsefe eğitimi için kafa yormuş ve felsefeyi halka indirmek daha doğrusu çocuklara ve vaktinde bu konuda öğrenme güçlüğü yaşamış yetişkinlere ulaştırmak için kolları sıvamış ve çeşitli denemeler yapmışlardır. Bu denemelerin en eğlencelisi şüphesiz öyküleştirme yöntemidir. Nasıl bilim öyküleri, sanatsever yaşam hikâyeleri ilgi çekiyor ve bellekte kalıyorsa, felsefe için bu yöntem neden uygulanmasın? İşte böyle bir ihtiyaca hitap eden bu kitap felsefeye uzak ve ya yakın herkese ulaşabiliyor.

Kitap öncelikle binlerce yıllık felsefi soruları en eğlenceli şekilde okuyucuya ulaştırmayı hedefliyor. Bunu yaparken eski usul felsefe dersleri gibi sıkıcı ve anlaşılmaz anlatımlar yerine eğlenceli öyküler vadediyor. Bunu ünlü düşünür Platon’un yaşam öyküsü üzerinden yapıyor. Yani hem bilim tarihi hem de felsefi öğretiler yan yana işlenmiş oluyor. Öyküleştirmede öne çıkan, Platon’un sosyal hayatındaki pürüzlerden kendini bulma hikâyesine evrilen bitişik bir kurguyu ele alması. Bu zengin içerikten öğrenecek çok şey var: kendini bilme, kendini bulma ve sezgilerine güvenme konusunda sürükleyici bir akış söz konusu. Bunu yaparken kitap 4 bölüme ayrılmış:

  1. Gizemli Mağara
  2. Dünyanın En Bilge Adamı
  3. Sempozyum
  4. Paradokslar Ülkesi

Birinci kısım mağara alegorisine değinen asıl hikâyeyi Platon’un sosyal hayatıyla birlikte sunarken, ikinci kısım Platon’un, öğretmeni Sokrates ile tanışmasını konu alıyor. Üçüncü kısım bizi felsefi sohbetlerin girdabına davet ederken dördüncü ve son kısımda Zenon’un paradokslarına değiniyor. Yani hikâyeler, gerçekte Platon’un hayatına dokunan her türlü unsur ve kişiyi barındırıyor. Son kısma eklenen bir felsefe sözlüğü mevcut. Burada kitapta geçen belli başlı isimler detaylandırılmış: Filozof, maotik, Platon, Sokrates, Paradoks, sempozyum ve ses gibi.

Kitabın en sürpriz kısmı, hikâyelerde zaman zaman bahsedilen gizemli ses olabilir. Aslında bu ses, Platon’un akıl yürütmede kullandığı bir pratik. Bunun, kitabın sonunda yer alan sözlükteki karşılığı ruh, içgüdü ve ya bilinç şeklinde yorumlanmış. Ve böylece kitap okuyucuyu felsefe yapmaya davet ederek sonlanıyor:

“Eğer sen de arada bu sesi duyuyorsan bu belki büyüyünce filozof olacağın anlamına geliyordur, kim bilir?”

İlk Felsefe Kitabım

Emiliano Di Marco

Resimleyen: Massimo Bacchini

Çeviren: Güliz Akyüz Yıldırım

The Çocuk