Ne yalan söyleyeyim, bazen bazı kitapların kapak ve sayfa tasarımları çağırır beni. Renklere vurulurum, ardından arka kapakta yazılanların davetkârlığı karşısında daha fazla direnemem ve dünyanın en keyifli teslimiyetiyle kasaya yönelirim. Andre Maurois?in İklimler?ini ilk kez birkaç ay önce görmüş ve beyaz kapak tasarımının kırmızı sayfa kenarlarıyla bezenmiş süsüne kapılıp elimde uzun süre tutmuştum. Ancak evde okunmayı bekleyen kitapları bitirmeden başka kitap almayacağıma dair kendime verdiğim sözü hatırlayıp bırakmıştım. Fakat bir hafta önce yaptığım kitapçı ziyaretinde, bu çok beğendiğim tasarım ve çekici arka kapak yazısına daha fazla dayanamadım ve sevinçle kasaya yöneldim.

Diğer itiraf etmem gereken şey ise utanarak söylemeliyim ki Andre Maurois?i ilk kez duyuyordum. Kitabın estetik unsurlarının yanında, alım kararı vermemde, çeviriyi yapanın Tahsin Yücel olmasının da çok etkili olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim.

Kitabı okuyup bitirene kadar Andre Maurois hakkında hiçbir araştırma yapmadım. Kitabı bitirdikten sonra internetten yaptığım araştırma ile yazarın 1885-1967 yılları arasında yaşamış olduğunu ve gerçek adının Emile Salomon Wilhelm Herzog olduğunu öğrendim. Yazar Fransız olup Sorbonne Üniversitesi?nde Felsefe eğitimi almış. Türkçeye çevrilmiş 13 civarı eseri daha olduğunu öğrendiğim yazar ile ilgili ulaştığım bilgilerde, en çok üzerinde durulan genellikle Fransız sosyete aile hayatını eserlerinde tasvir etmiş olmasıydı. İklimler?de bu ilgisi açıkça görülmektedir. Bunun dışında çocuk kitapları da yazdığını öğrendiğim yazarın Şişkolar ve Sıskalar isimli, dünya çocuk edebiyatının en başarılı örneklerinden sayılan kitabına da, çocuk kitabı okumak için ne kadar geç kalmış olursam olayım bir an evvel ulaşıp okumak istiyorum.

Bu arada Fransız yazarın kimisi oldukça hoşuma giden pek çok aforizmasına rastladım;

  • “İstemek, ?istiyorum? demek değil, harekete geçmektir.”
  • “Pek az kişiye, mutluluğa erişmek için bir fırsat düşmemiştir, ama pek az kişi de bu fırsattan yararlanmayı bilmiştir.”
  • ?Bir kadın aynı zamanda hem sevdalı, hem anne olamaz.?
  • “Yaşlanmak, meşgul bir adamın zaman ayıramadığı kötü bir alışkanlıktan başka bir şey değildir.”
  • ?Ülkede kolluk kuvvetlerine olan güven zayıfladıkça, aslında rezil birer hırsız olan eşkıyalar tanrılaştırılır.?
  • ?Çalışma, sıkıntıyı, kötülüğü ve yoksulluğu uzaklaştırır.?

İklimler, yazarın en duyarlı eseri olarak kabul görmüş ve Türkçeye ilk kez 1967 yılında Tahsin Yücel tarafından çevrilerek Varlık Yayınları?ndan çıkmış. Kitabın arka kapağından öğrendiğimize göre de Helikopter Yayınları?nın ilk kitabı.

İnternette gezinirken öğrendiğim diğer ilginç bilgi ise kitabın 1962 yılında Fransız yönetmen Stellio Lorenzi?nin çektiği bir sinema filmi uyarlamasının da mevcut olduğu bilgisiydi.

İklimler?i bir aşk kitabı olarak özetleyebilirsek de, kitapta anlatılan aşk,  döneminin tutkulu, sabit ve içinde hiçbir çelişki ya da ikilem barındırmayan aşk tanımlamalarından oldukça keskin bir şekilde sıyrılmakta. Aynı zamanda da tarih kadar eski bir varsayımın etrafında şekillenmekte.

Zihnimizin bir köşesinde tüm reddedişlerimize rağmen yer edinmiş olan ?Kaçan kovalanır? inanışı, kitabın satırları arasında ilerlerken ilkel benimizden su yüzüne doğru çıksa da kitapta şahit olduğunuz ilişkiler ağı belki de kusurlu insanoğlunun karmaşık ruh dünyasını en dürüstçe ortaya koyan, büyük bir cesareti barındırıyor. Aşk hep kusursuz anlatıldı. İklimler?de ise aşk tam da iklimler gibi; kimi zaman sıcacık ve rengârenk, kimi zaman derinden acıtan, keskin ve acımasız bir soğuklukla çıkıyor karşımıza. İklimler?de hem aşk hem de kahramanlar hiç de kusursuz değil. Kitabın arka kapağında ?Okuduğum en güzel aşk hikâyelerinden biriydi? deniliyor. Hem bu kadar kusurlu hem de bu kadar güzel bir aşk hikâyesi olmasındaki ruhu kavramak için kitabın satırlarına önyargısız ve olabildiğince tarafsız bırakmalı insan kendini.

İklimler

Andre Maurois

Çeviren: Tahsin Yücel

Helikopter Yayınları