Birbirinden farklı on öyküden oluşan ve birkaç defa daha okumak istediğim İçimdeki Kalabalık, sizi içine çekip bambaşka yerlere götürüyor. Sayfaları çevirirken kendinizi bir anda uçsuz bucaksız dağların arasında bulurken, bir bakıyorsunuz lüks bir otelin şantiyesinde “ön kabul heyetine” işleri yetiştirmeye çalışıyorsunuz; derken son moda plazaların birindeki işinize katlanmaya çalışıyorsunuz ya da eski bir parkta anılarınızla yüzleşir haldesiniz.

Tadı damağınızda kalıyor ve kullandığı yalın dil sayesinde okumuyorsunuz da sanki yazar karşınızda size yazdıklarını anlatıyormuş gibi hissediyorsunuz ve saatlerce dinlemek istiyorsunuz.

Belki o zamanlar güldüğümüz bir şey şurada, şu yaprağın altındadır şimdi. Belki minik bir gözyaşı damlası unutmuşumdur buralarda bir yerlerde. Ya da bir ümit atmışızdır suya, yıllar sonra gelip çıkarmak için. Dikkatlice arasak bulur muyuz onları? Aramaya dermanımız olsa yapar mıydık?”

Sayfalarında kendinizi bulacağınız belki de kelimelerinde kaybolacağınız, bitmesini hiç istemeyeceğiniz öykülerle dolu harika bir öykü kitabı İçimdeki Kalabalık.

Şirin mi şirin kapak tasarımıyla da dikkatleri çeken ve Gamze Güller’in ilk öykü kitabı olan İçimdeki Kalabalık, Dedalus Kitap’tan ikinci basım olarak 2014 Ocak ayının ilk haftasında yeni kapağıyla raflarda yerini aldı.

Ayrıca yazarımız Gamze Güller ikinci öykü kitabı Beşinci Köşe ile 2013 Orhan Kemal Öykü Yarışması’nda birincilik ödülünün sahibi oldu. Sevgili yazarımızın başarılarının devamını diler, nice öykü kitaplarını daha beklediğimizi de belirtmek isterim, kaleminize sağlık…

İçimdeki Kalabalık

Gamze Güller

Dedalus Kitap