Kirli Şiirler, karanlık düşüncelerin kutsal kitabı gibi, insanın içinde gizlenen yasak duyguları görünür kılıyor. İsmail Uyaroğlu bu kitabında şiirin kökte kalmış yabaniliğini gün ışığına çıkartmak istiyor. Şair; erotizm, ölüm, tanrı üçgenindeki yasak bölgede gezinirken kendi deyimiyle söyleyecek olursak ?suç aletini aramamış, kendinde bulmuştur?.

Şair, Kirli Şiirler?le okuyucusunu buluşturmadan küçük bir de manifesto eklemeyi unutmamış. Ona göre toplumcu halkçı şiirimiz bireysellikten uzaktır. ?Öteki? olarak tanımladığı bireyci şiirlerse, şairin imgelerle örttüğü ve anlamsızlaştırdığı şiirlerdir.

Şair, sıradanlık ve toplumsal hayatın tekdüzeliği gibi can sıkıcı konuları şiirlerinde öfkeye dönüştürmüştür. Şair için iyi insan, toplum tarafından sevilen insan, Kirli Şiirler?de potansiyel bir suçludur. Tıpkı Lars Von Trier filmleri gibi, iyiliğin ve kötülüğün aslında ne anlama geldiğini okuyucuya sorgulatır. ?Caniler Cennete Gider? şiirindeki ?Merhametlidirler / İçleri sızlar tekmelerken / Kapılarındaki kediyi / Vurdukları kuşu avda / Acıyarak yerler / Kim ki deşer karnını merhametli birinin / Cennete gider / Caniler cennete gider? diyerek iyi ve kötü olanı isyankâr bir üslupla anlatır. Yine aynı şiirde düzene de neoepik bir karşı koyuş sezilir: ?Vaktinde döner evine katliamdan / İyi aile reisi / Borsa ve menkul kıymetler katliamından / Karısını ve çocuklarını öper / Elinin kanını yıkar?

Uyaroğlu, Kedileri Severken Ağlayınız?daki gibi Kirli Şiirler?de de başka bir öfke ürünü olan intihara değinir. Kedileri Severken Ağlayınız?da ?Diretmek anlamsız / En iyisi, tenha bir yerde / Tenha bir ip / Kimse görmeden, bir ağaca geçirip?? demiştir. Kirli Şiirler?de ?Bir bıçak edin artık / Bileğine bir şans tanı / Eğlenirsin hem giderayak, ne güzel / Seyrederken hışırtıyla akan kanını? der.

Şair ayrıca ?şeytanrı?, ?iblismail?, ?kintikam? gibi yeni nesil Türk şiirinde sıklıkla karşılaştığımız kelime oyunlarına başvurmuştur; fakat bu kelimelerin gelişigüzel türetilmediği aşikârdır. Türetilmiş kelimeler şiirin omurgasıyla uyumludur. Kitabın içeriği dikkate alındığında örnek olarak verilen kelimelerin de içerikle bağlantılı olduğu anlaşılacaktır.

Şair?i basmakalıp düşüncelerden uzak tutan neden, aykırı şiir tavrını devam ettirmesidir. Kirli Şiirler, şiirin uç beyliğine kurulmuştur ama Uyaroğlu, şiirin şairlere sunduğu özgürlüğün sınırlarında dolaşmıştır. ?İnsanlar, İnsancıklar? şiirinde söyle der: ?Niye çıktım sanıyorsunuz / Basıp cesedinize tanrınızın / İnsamcıkar…? Bu dizelerde de görüldüğü gibi şiirler öylesine gergindir ki, okuyucuya sanki sadece kitapları bulunan fakat kendisine bir türlü ulaşılamayan bir seri katilin şiirlerini okuyormuş hissi verir. Kitabın son bölümündeki ?Şer Sureleri?nde bu edebi tavır üst noktaya ulaşır.

Kirli Şiirler modern şiirimizin cesur kitaplarındandır. Şair bu kitabında şiirin kıvamını kaçırmadan dizelerini kalem girmemiş sayfalara taşır. Yaşamın gizlenen pisliklerini, sahte ilişkilerini kitabında dışa vurur.  İkiyüzlü insanoğlunun ikinci yüzünü de görmek isteyenler için Kirli Şiirler yatmadan önce okunması gereken bir başucu kitabıdır. Okuyuculara edebi kâbuslar.

Kirli Şiirler

İsmail Uyaroğlu

Yapı Kredi Yayınları